İçeriğe atla

Galen

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Galenos
Κλαύδιος Γαληνός
Bergamalı Galen (Latince: Claudius Galenus) (Eylül 129 – y. MS 216), Romalı ve Yunanlı bir hekim, cerrah ve filozoftur. Klasik antik çağın en ünlü tıp araştırmacısı. Pierre Roche Vigneron tarafından yapılmış litografi. (Paris: Lithograph by Gregoire et Deneux, y. 1865).[1]
DoğumMS 129[2]
Pergamon, Küçük Asya
(şimdi Bergama, İzmir, Türkiye)
Ölümy. MS 216 (y. 87 yaşlarında)
Roma?
Kariyeri
DallarıAnatomi
Tıp
Felsefe
EtkilendikleriHippocrates
Platon
Aristotle
Herophilos
EtkiledikleriHuneyn bin İshak
Giovanni Battista Monte
Andreas Vesalius
William Harvey
Maimonides

Klaudios Galenos (GrekçeΚλαύδιος Γαληνός; LatinceClaudius Galenus; Arapçaجالينوس, Calinus),[3] Bergamalı Galen veya Aelius Galenus[4], MS Eylül 129 – y. 216,[5] Romalı ve Yunan bir hekim, cerrah ve filozoftur.[6][7][8]

Antik dönemin en başarılı tıp araştırmacılarından biri olarak kabul edilen Galen, anatomi,[9] fizyoloji, patoloji,[10] farmakoloji,[11] nöroloji ile birlikte felsefe[12] ve mantık gibi birçok bilim dalının gelişimine katkıda bulunmuştur.

Antik Pergamon kentinin maketi, Yukarı şehirde bulunan: Agora, saray, tersane, kütüphane, tiyatro, tapınaklar, Büyük Sunak.

Zengin bir Yunan mimarı ve bilimsel ilgi alanlarına sahip olan Aelius Nikon’un oğlu olan Galen, kendisini başarılı bir hekim ve filozof kariyerine hazırlayan kapsamlı bir eğitim almıştır. Eski Pergamon (Grekçe: Πέργαμον) (günümüzde Bergama, Türkiye) şehrinde doğmuş olan Galen, Roma'ya yerleşmeden önce tıbbi teoriler ve keşifler hakkında geniş bir bilgi birikimi edinmek amacıyla çeşitli seyahatler yapmıştır.

MS 150'de Roma İmparatorluğu.

Antik Roma'nın en önemli hekimlerindendir. Roma'da, hem Roma toplumunun önde gelen üyelerine hizmet etmiş hem de birkaç imparatorun özel hekimi olarak atanmıştır.

Deneysel fizyolojinin kurucusu ve Roma dünyasının ilk spor hekimi olarak kabul edilmiş ve Hekimlerin İmparatoru, Şeyhû’s Seyadile (hekimlerin babası) gibi ünvanlarla anılmıştır.[13] Galen'in tıbbi görüşleri “Galenizm” olarak adlandırılır ve yüzyıllar boyunca tıpta etkisini sürdürmüştür.[14]

Öte yandan Galen'in İslam tıp dünyası üzerinde büyük etkisi olduğu bilinmektedir. Mevlana C. Rumi: "Ey bizim kibir ve azametimizin ilâcı, ey bizim Eflâtun'umuz. Ey bizim Calinus'umuz." (Mesnevi 24. beyit) diye söz etmiştir.[15]

Galen'in anatomi ve tıp anlayışı esas olarak, Hipokrat Külliyatı'nda (Corpus Hippocraticum)[16] İnsanın Doğası Üzerine adlı eserin yazarı tarafından ilk kez ortaya atılan ve o zamanlar geçerli olan dört iç salgı teorisinden (kara safra, sarı safra, kan ve balgam) etkilenmiştir.[17]

Başlangıçta isteksiz olsa da, sonrasında artan bir coşkuyla Galen, Hipokrat'ın veneseksiyon (damar kesimi) ve kan aldırma uygulamalarını Roma'da bilinmediği bir dönemde tanıtmıştır. Bu durum, damarların kan değil, pneuma (canlandırıcı ruh) taşıdığına inanan Erasistratosçular tarafından sert bir şekilde eleştirilmiştir. Ancak Galen, bu uygulamayı hem bu konuda yazdığı üç kitabında[18] hem de halka açık tartışmalarında ve gösterilerinde şiddetle savunmuştur.

Galen'in görüşleri, Batı tıp bilimine 1.300 yıldan fazla bir süre boyunca egemen olmuş ve onu derinden etkilemiştir. Anatomi raporları, esas olarak, Berberi maymunlarının diseksiyonlarına dayanıyordu.[19] Ancak, bu maymunların yüz ifadelerinin insanlara çok benzediğini fark ettiğinde, domuz gibi başka hayvanlara yönelmiştir.

Galen, kendisini hem hekim hem de filozof olarak görüyordu; bunu En İyi Hekim Aynı Zamanda Bir Filozof Olmalıdır başlıklı risalesinde açıkça dile getirmiştir.[20][21][22][23]

Galen, insan bedeninin çalışmasını sağlayan üç birbiriyle bağlantılı sistem olduğunu düşünmüştür. İlk sistem, düşünce ve duyuların kontrolünden sorumlu olan beyin ve sinirlerdir. İkinci sistem, yaşam enerjisi sağladığını düşündüğü kalp ve arterlerden oluşmaktadır. Üçüncü sistem ise, beslenme ve büyümeden sorumlu olduğunu öne sürdüğü karaciğer ve damarlardan oluşmaktaydı. Ayrıca, kanın karaciğerde üretildiğini ve vücuda bu şekilde dağıldığını ileri sürmüştür.

Galen, rasyonalist ve empirist tıp mezhepleri arasındaki tartışmalara büyük ilgi duymuştur.[24] Onun doğrudan gözlem, diseksiyon ve viviseksiyon kullanımı, bu iki görüşün aşırılıkları arasında karmaşık bir orta yol temsil eder.[25][26][27] Çoğu çalışması korunmuş ve/veya orijinal Yunanca metinlerden tercüme edilmiştir, ancak birçok eser yok olmuştur ve bazıları ona atfedilmesine rağmen sahte olduğu düşünülmektedir.

Ölüm tarihi üzerinde bir miktar tartışma bulunsa da, öldüğünde yetmiş yaşından küçük olmadığı kesindir.[28]

Bergama'da çocukluk dönemi (MS 129-143)

[değiştir | kaynağı değiştir]
Anadolu'daki Aiolis (Aeolis) Bölgesi'nin konumu

Galen, 129 yılında Pergamon’da, Aiolis bölgesinde (günümüz Türkiye’sinde, İzmir’in kuzeyinde bulunan Bergama) varlıklı bir ailede dünyaya gelmiştir.[29]

Galenos'un (Γαληνός, Galēnós) adı Yunancada "sakin" anlamına gelen γαληνός (galēnós) sıfatından gelir.[30] Bu isim, antik çağlardan beri iyi belgelenmiştir. Kláudios adı ise, Galen'in Roma vatandaşlığına sahip olduğunu göstermektedir.[31] Kláudios (Κλαύδιος) isimli gentilice, yalnızca birkaç Bizans el yazmasında ve Batı'da basılan çok sayıda kitapta yer almaktadır.

Galen, erken yaşamını On the Affections of the Mind adlı eserinde anlatır. Milattan sonra 129 yılının Eylül ayında doğmuştur.[9]

Babası Aelius Nicon, zengin bir aristokrat, senato üyesi, mimar ve inşaatçıydı; felsefe, matematik, mantık, astronomi, tarım ve edebiyat gibi çeşitli alanlarda geniş ilgiye sahipti.

Galen, babasını "son derece dostane, adil, iyi ve hayırsever bir adam" olarak tanımlar. Babası, Galen için özdenetim ve nezaket modeli olurken, annesinin taşkınlıklarına tam bir zıtlık teşkil etmiştir:

Tamamen öfkeye kapılmayan, son derece adil, dürüst ve insan dostu bir babaya sahip olma şansım oldu; buna karşın, hizmetçilerini bazen ısıracak kadar sinirli, sürekli bağıran ve babamla tartışan bir anneye sahip oldum”.[32]

İlk eğitimini babasından aldı. Geometri, aritmetik ve matematik alanlarında derin bilgi sahibi olan babası, Galen'e 14 yaşına kadar bilimsel bilgilerin temelini öğretmiştir. Nikon, onu mantık ve tıp alanlarında da eğitim görmesi için yönlendirdi. Babası, Galen için geleneksel bir felsefe veya politika kariyeri planlamış ve onu edebi ve felsefi etkilerle tanıştırmak için özen göstermiştir. Ancak, Galen'in belirttiğine göre, yaklaşık 145 yılında babası bir rüya görmüş ve rüyasında tanrı Asklepios ona, oğlunu tıp eğitimi alması için yönlendirmesini emretmiştir.[9][13][19]

Pergamon kenti, Greko-Romen dünyasının bilimsel, edebi ve sanatsal açıdan en önemli merkezlerinden biriydi. Uzun bir süre bağımsız bir krallık olarak kalan şehir, MÖ. 133 yılında Roma hâkimiyetine girmiştir. Ancak bu, şehrin olağanüstü refahını MS 2. yüzyıla kadar sürdürmesine engel olmamıştır. Galen döneminde Pergamon, İskenderiye'dekinden sonra ikinci en büyük kütüphanesi ile tanınan önemli bir kültür ve entelektüel merkezdi.[11][33] Yanı sıra, şifa tanrısı Asklepios’a adanmış büyük bir tapınağa ev sahipliği yapmaktaydı.[34] Şehir, Galen’in 14 yaşında tanıştığı Stoacı ve Platoncu filozoflar gibi birçok düşünürü kendine çekmiştir. Babası, Galen’e Stoacı ahlakı öğretmiştir. Galen, hayatı boyunca babasının ilkelerini uygulamaya çalıştığını, maddi kayıplardan etkilenmemeye ve gereksiz üzüntüden kaçınmaya özen gösterdiğini belirtmiştir. O yüzünden, çalışmaları Aristotelesçi ve Epikürcü olanlar da dahil olmak üzere dönemin başlıca felsefi sistemlerini kapsamıştır. Eserlerinde, ilk hocasının ileri sürdüğü fikirler için “retorik kanıtlar” sunmadığını, ikincisinin birincisinin tam tersi sonuçlara vardığını, diğerlerinin ise daha ikna edici olmadığını ifade eder. Bu felsefi eğitimden, kendi sözleriyle, "derin bir üzüntü" ile çıkmıştır.[35]

Babası aynı zamanda Galen'e kırsal yaşama olan sevgisini de aşılamıştır. Genç Galen, çocukluğunun bir kısmını babasının yönettiği tarım arazilerinde geçirmiş olmalıdır. Daha sonra farmakolojik yazılarında şifalı bitkiler konusunda gösterdiği mükemmel bilgi, bu döneme dayandırılabilir.

Ayrıca, Galen'in bir gramer öğretmeni (Grammatikos) tarafından klasik metinlerin incelenmesine yönelik bir eğitim aldığı ve bir retor (rhêtor) tarafından konuşma sanatı üzerine dersler aldığı da varsayılmaktadır.[35]

Felsefeden tıbba geçiş (MS 143-148)

[değiştir | kaynağı değiştir]

Galen, herkesin hemfikir olabileceği bir akıl yürütme sanatını, geometrik ispatların herkese kendini kabul ettirebildiği gibi, öğrenmeyi umuyordu. Ancak bu beklentisi gerçekleşmeyince, "felsefi söylemlerden uzak durmaya" karar verdiğini belirtmiştir[36], ancak felsefi düşünceden tamamen kopmamıştır.

Babası, Galen için büyük hayaller kurarak, tıp eğitimine başlamasını önerdi. O dönemde Galen 16 yaşındaydı. Tıbba yönelmesi muhtemelen, birbirine zıt olan ve kendi yöntemleriyle ayrışamayan felsefi sistemlerin çatışması sonucu içine düştüğü Pyrrhoncu şüpheden kurtulmasını sağlayacak, daha pratik bir disiplin seçme isteğinden kaynaklanıyordu.

MS 145 yılında Galen, "Avrupa Tıbbının Babası" olarak kabul edilen Hipokrat'ı (MÖ. 460-370) daha iyi anlamak amacıyla Satyros'un okuluna gitmiştir. Tıpta empirizm üzerine bir tartışmaya katıldıktan sonra, konuşmacılardan biri olan Pelops'un derslerini takip etmiştir.

Önceki geniş kapsamlı eğitimini takiben, MS 146-147'de bir therapeutes veya refakatçi (Yunancaθεραπευτής) olarak prestijli yerel bir şifa tapınağı ya da Asklepion'da eğitimine başladı. Burada dört yıl öğrenim gören Galen, Bergamalı Aeskrion, Stratonikus ve Satyros gibi isimlerin etkisi altında kaldı. Galen'nin tıp eğitimi, tanınmış ustalarla birlikte yapılmaktaydı.

Asklepionlar, hastaların rahiplerin tedavilerinden yararlanmak için geldikleri bir tür kaplıca ya da sanatoryum olarak işlev görmekteydi. Romalılar, hastalık ve rahatsızlıklarından kurtulmak amacıyla Pergamon'daki tapınağı sık sık ziyaret ederdi. Ayrıca, tarihçi Aulus Claudius Charax, hatip Aelius Aristides, sofist Polemo ve konsül Cuspius Rufinus gibi önemli kişilerin uğrak yeriydi.

Smirnia'dan İskenderiye'ye eğitim seyahatleri (MS 148-157)

[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 148 yılında, 19 yaşındayken babasının ölümü, Galen'e büyük bir servet bıraktı. Maddi olarak bağımsız hale geldi. Daha sonra Hippokrates'in öğretilerinde bulduğu tavsiyeyi izleyip[37] mal varlığının yönetimini bir vekile emanet ederek, Roma İmparatorluğu'nda tanınmış hekimlerden eğitim almak için Yunan-Roma dünyasını dolaşmaya başladı.

Geniş çapta seyahat etti. Bu süreçte tıpta farklı düşünce ekollerini tanıma fırsatı buldu ve birçok dil öğrenerek eserler yazmaya başladı.

Önce, Smirnia'ya gitti (günümüzde İzmir). Orada, ünlü hekim hocası Pelops ile yeniden buluştu ve düşünür Albinus'tan ders aldı. Anatomiyi ünlü Heraklianus'tan öğrendi; hayvanlar üzerinde çalışmalar yaptı.[14] Burada Göğüs Kafesi ve Akciğerin Hareketi Üzerine adlı bir eser yazar ve Pelops’un öğretilerini kaydeder. Sonra, Numisianos'tan eğitim almak için Korint'e (y. MS 151) gitti. Ayrıca, Girit, Kilikya (günümüzde Çukurova), ve Kıbrıs'teki büyük tıp okulu gibi çeşitli yerlerde eğitim aldı. Ek olarak, Midilli Adası'nda Aristo okulu ve felsefecilerle tanıştı.

Sonunda, İskenderiye'ye doğru çıktı. Anatomi çalışmak amacıyla İskenderiye’de en az dört yıl kaldı.

Mısır’ın bu şehri, MÖ 3. yüzyılda ilk Ptolemaios hükümdarları altında Hellenistik uygarlığın entelektüel yaşamında önemli bir merkez haline gelmişti. O dönemde, İskenderiye, her tutkulu hekimin eğitimi sırasında geçmesi gereken zorunlu bir aşama gibi görülüyordu. Antik dönemin en büyük iki anatomisti olan Herophilos ve Erasistratos, burada insan disseksiyonları yapmış ve insan vücudunun iç yapılarının anlaşılmasında büyük ilerlemeler sağlamıştı. Ancak Galen'in İskenderiye’ye vardığı yaklaşık dört yüzyıl sonra, insan kadavraları üzerinde disseksiyon artık yapılmamaktaydı. Galen burada, yalnızca "insan kemiklerini incelemekle" yetinmiştir ve Stratonikus'dan ders almıştır.

Daha sonraki yazılarına bakıldığında, Galen'in İskenderiye'deki kalışından oldukça hayal kırıklığına uğradığı görülür. İnsanın Epidemileri Üzerine Yorum (De Humani Corporis Fabrica Libri Septem) adlı eserinde, İskenderiyeli hocalarını yalnızca sözde bilgili, fakat bir hastalığı tanımakta tamamen yetersiz kişiler olarak tanımlar.[35] Aynı zamanda, Mısır mutfağına da pek olumlu bakmamıştır; tahta kurtları, engerek yılanı, maymun eti, deve eti ve hatta eşek etini içeren yemeklerden pek hoşlanmamıştır. Ancak, Mısırlıların bu yiyeceklere alışık olduklarını ve bu kötü gıdaları vücuda zarar vermeden önce hızlıca atmayı başardıklarını belirtir.

Mısır, tarih boyunca ilaçları, parfümleri ve merhemleriyle ünlü olmuştur.[38] Galen'de bu konulardan pek çok bahseder, özellikle farmakolojik yazılarında: Hintyağı (kikinon), Bayır turpu yağı (rhaphaninon), Hardal Tohumun yağı (sinapinon) ve karabiber gibi maddelere yer vermiş. Ayrıca, baş ağrısına karşı lapası yapılan yapraklarıyla bilinen Cordia myxa adlı bir ağacı ve değerli terapötik etkileri olan bir kil türünü de incelemiştir.

Sonunda, Galen, doğduğu şehre, Pergamon'a geri döndü.

Pergamon'da gladyatörlerin hekimi (MS 157-161)

[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 157 yazında memleketi Pergamon'a dönen Galen, ülkesinin lezzetli meyvelerinden o kadar çok yer ki hazımsızlık ve akut bir mide rahatsızlığı geçirir. Kendi yazılarına göre, bu rahatsızlık muhtemelen Akdeniz havzasında o dönemde yaygın olan amip kaynaklı bir dizanteriydi.

Pergamon Akropolü'nden Asklepios Tapınağı’nın görüldüğü yer, Galen’in rüyalar aracılığıyla terapötik bilgiler aldığı ünlü bir tıp merkeziydi (Asklepion).

Bu olay, Galen'in hayatında o kadar önemli bir yer tutar ki, yazılarında üç kez bu durumdan bahseder. Bu hastalıktan sonra, incir ve üzüm dışında tüm meyvelerden uzak durmaya, dengeli bir diyet uygulamaya ve düzenli olarak spor salonuna; Gymnasium (Grekçe: γυμνάσιον, gymnásion) gitmeye karar verdiğini belirtir.[35][39] Ömrünün son döneminde, Asklepios'tan iki açık rüya aracılığıyla aldığı talimatları izleyerek, parmaklarının (işaret ve orta parmak) arasındaki bir atardamarı keserek uyguladığı yeni bir kan aldırma yöntemi sayesinde ağrılarının geçtiğini anlatır.[40] Bu mucizevi iyileşmenin ardından, Galen kendini Asklepios'un bir hizmetkârı (therapeutès) olarak ilan eder.

Gladyatör dövüşleri, Villa Borghese Mozaiği.

Aynı yıl, 157'de, 28 yaşındayken, prestijli bir görev olan Asya Başrahibi'nin gladyatörlerinin hekimi olarak atanır. Asya'nın en etkili ve zengin adamlarından biri olan Başrahip, Galen'in iddiasına göre, onu diğer hekimlerden üstün tutarak seçmiştir. Galen, bir maymunun karnını açtıktan sonra diğer hekimlere bu hasarı onarmalarını teklif etmiş, ancak hekimler bunu yapmayı reddetmiştir. Bunun üzerine, Galen, cerrahiyi bizzat gerçekleştirmiş ve böylelikle Asya Başrahibi'nin takdirini kazanmıştır. İmparatorluğun doğu kentlerinde, Başrahip (archihierus), imparatorluk kültünü organize etmekle sorumluydu. Kendi bütçesiyle bir grup gladyatörü besler ve her yaz, imparator onuruna düzenlenen festivallerde yapılan dövüşlerde (Munera) onları karşı karşıya getirirdi. Galen, genç yaşına rağmen, gladyatörlerin kanlı yaralarını tedavi etme ve onların beslenme düzenine dikkat etme göreviyle görevlendirilir. Görevi, mümkün olduğunca çok gladyatörü hayatta tutarak, büyük rahibin yeni dövüşçüler bulmak zorunda kalmasını önlemekti. Ölümle sonuçlanan dövüşler nadiren gerçekleşirdi.[41][42]

Dört yıllık bu görevi sırasında gladyatörler ile seyircilerin vücut yapısını karşılaştırarak sürekli beden hareketlerinin sağlıklı yaşam için zorunlu olduğu sonucuna vardı. Diyetin, fiziksel formun, hijyenin ve önleyici tedbirlerin önemini vurgulamıştır. Bilinçli beden hareketleri ile fizyoloji ve tedavi ilişkisini kuran ilk tıp doktoru olarak bugünkü spor hekimliğine öncülük ettiği savunulur.[14] Ayrıca canlı anatomi, kırıkların tedavisi ve ciddi travmalar üzerine çalışmıştır. Gladyatörlerin yaralarını "bedenin içine açılan pencereler" olarak tanımlamıştır. Kendi yazılarına göre, genç ve yetenekli hekim ilk görevinde olağanüstü başarılar elde eder: "Görevimdeki gladyatörlerden sadece ikisi öldü, oysa benden önceki hekimlerin döneminde on altı kişi hayatını kaybetmişti".[43] Bu başarı, genellikle yaralara gösterdiği özenle ilişkilendirilmektedir.[8][44] Derin yaralarla karşı karşıya kalan Galen, seleflerinin yaptığı gibi yaraları sıcak suyla yıkamaktan vazgeçer ve bunun yerine yaraları yağ ile nemlendirir. Daha sonra, yaraya keskin ve koyu kırmızı şarapla ıslatılmış bezler koyar. Bazı durumlarda, cerrahi müdahaleye başvurmaktan çekinmez ve bu süreçte anatomi bilgilerini derinleştirir. Sonraki yıllarda, hekimlerin maymunlar üzerinde diseksiyon pratiği yapmasının gerekliliğini sürekli vurgular. Aynı zamanda teorik tıp ve felsefe çalışmalarını da sürdürmüştür.[42][45]

MS 161 yılında Roma'ya giden Galen, 166-169 arasındaki üç yıllık dönemde Pergamon'a dönmüş, bu dönem dışında yaşamının tamamını Roma'da geçirmiştir.[46]

Roma'daki ilk dönemi (MS 162-166)

[değiştir | kaynağı değiştir]
Galenou Apanta, 1538

Galen'in Roma'ya, İmparatorluğun merkezine neden gittiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, o dönemde hekimlerin kendi şehirlerini terk edip bilimsel amaçlarla seyahat etmeleri yaygın bir uygulamaydı. Galen de zengin bir farmakopesi oluşturmak amacıyla çeşitli yerleri ziyaret etti; bu kapsamda bitkisel, hayvansal ve minerallerden oluşan ilaç hammaddeleri (simples) toplamak için Kıbrıs, Filistin, Likya ve Limni gibi bölgeleri gezdi. Bunun yanı sıra, büyük olasılıkla tıbbi uygulamalar yapmak için Roma'ya gitmişti.

O dönemde tıp dünyası büyük bir rekabet içerisindeydi. Tıbbi eğitim kurumsallaşmış değildi; diploma ile taçlandırılan bir eğitim süreci yoktu. Her hekim, kendi reklamını yapmak zorundaydı. Zengin hastalar, birden fazla hekimi çağırır ve her biri diğerlerinin huzurunda teşhis yapmak zorunda kalırdı. Hastaların güvenini kazanmak için kıyasıya bir rekabet yaşanırdı; etkileyici konuşmalar, rakipleri kötülemek ve hatta meslektaşlar arasında entrikalar yaygındı. Galen, kendisine olan yüksek özgüveni ve açık sözlülüğü nedeniyle sık sık düşmanlıklarla karşılaşırdı. Hipokrat'in Pronostic adlı eserinde, değerli bir hekimin iki seçeneği olduğunu belirtir: ya sürgüne gitmek ya da sürekli misilleme korkusuyla yaşamaya mahkûm olmak.[47]

Galen, MS 162 yılında Roma'ya giderek, burada bir hekim olarak önemli bir yer edindi. Kamuya açık tıbbi gösterileri ve tıp alanındaki alternatif görüşlere karşı sabırsızlığı, şehirdeki diğer doktorlarla arasında çatışmalara neden oldu.[19] Roma'ya ulaştığında Galen, hemşehrisi peripatetik filozof Eudemos'un yanına yakın bir ev kiraladı. Eudemos, Galen'i Roma'nın en üst düzey çevreleriyle tanıştırmasında önemli bir rol oynadı. Galen, Roma yaşam tarzına kolaylıkla uyum sağlar; arkadaşlarıyla düzenli olarak hamamlara gitti. Ancak aynı zamanda, tipik bir Yunan alışkanlığı olarak palestra adı verilen spor alanlarını ziyaret edip jimnastik yapmayı sürdürdü. Yazılarında hiçbir zaman bir kadın ya da çocuklardan bahsetmez. Ahlaki yozlaşmaya ve eşcinselliğe duyduğu tiksintiyi açıkça dile getirdi.[19] Cinsel ilişkilerin büyük zevkler sağlayabileceğini kabul etmekle birlikte, bu ilişkilerin insanları daha yüce hedeflerinden uzaklaştırabileceğini düşünüyordu.[48]

Galen'in Roma'daki gösterileri

[değiştir | kaynağı değiştir]
1906 yılında Veloso Salgado tarafından tasvir edilen şekilde, Galen bir maymunu disekte ediyor.

Galen, Roma'daki ilk döneminde halka açık veya özel diseksiyon ve viviseksiyon oturumları düzenledi. Bu oturumlarda, kendi teorilerini sergiledi ve dinleyicileri deneyimlerden çıkarım yapmaya davet etti. Örneğin, senatör Titus Flavius Boethus, Galen'i ses ve solunum üzerine bir gösteri yapmaya davet etti ve bu süreçte kullanılacak birçok domuz ve oğlak temin etti.[11] İlk oturum, 163 yılında gerçekleştirilir ve birçok tanınmış kişi bu gösteriye katılır. Galen, dinleyicilerin çoğunun retorikçiler ve filozoflar olduğunun farkındadır, bu nedenle öncelikle duyuların tanıklığını kabul etmeye hazır olup olmadıklarını teyit etti. Bu tür bir giriş, stoacı ve peripatetik doktrinlerin şüphecilikle dolu olduğu bir dönemde gereklidir. Daha önceki felsefi eğitiminde Pyrrhoncu şüpheciliğe teslim olmayı reddeden Galen, birkaç siniri keserek bir hayvanın sesini nasıl kaybettiğini ancak hayatta kaldığını gösterdi. İkinci oturumda, tıbbi ve felsefi çevrelerden önemli şahsiyetler huzurunda, göğüs kafesinin genişlemesiyle nefes almanın ve daralmasıyla nefes vermenin nasıl gerçekleştiğini; bu süreci kontrol eden kas hareketlerinden sorumlu sinirleri; ve nefes verilen havanın, gırtlak kıkırdaklarına çarparak nasıl ses çıkardığını sergiledi.[41]

Galen, beyin, omurilik, sinirler, dil, gırtlak ve daha birçok konuda çok sayıda anatomik gösteri yaptı. Bazı gösteriler yalnızca yakın çevresi ve öğrencileri için özel olarak gerçekleştirdi, diğerleri ise halka açıktı. Bu açık gösteriler, ona büyük övgüler kazandırırken aynı zamanda rakiplerinden yoğun bir kıskançlık ve düşmanlık çekti. Galen, Roma'daki ilk döneminden sonra halka açık gösteriler yapmaktan vazgeçtiğini belirtirdi.

Bu anatomik gösteriler, Galen için bilgilerini halka açık bir şekilde kanıtlamak ve en üst düzey otoriteler tarafından değerinin tanınmasını sağlamak için bir araçtı. Aynı zamanda, bilimde gerçeği tespit etme konusunda gözlem ve akıl yürütme arasındaki denge üzerine felsefi tartışmalara da zemin hazırladı. Tıp okulları arasında bilgi edinme yöntemleri konusunda canlı tartışmalar yaşanırdı. Bilgi edinmede akıl mı yoksa deneyim mi esas alınmalıydı? Güvenilir bir yöntem var mıydı? Galen, kendisini hiçbir okulun takipçisi olarak görmediğini belirtirdi. Felsefi eğitimi, bağımsız bir düşünce yapısına sahip olmasını sağlar ve dogmatik, empirizm ve metodik okulları eleştirme konusunda ona cesaret verdi.[49]

Eudemus’un hastalığı

[değiştir | kaynağı değiştir]

Galen'in komşusu filozof Eudemus'un ateşli bir hastalık geçirdiği bir dönemde, Galen onunla ilgilenmek zorunda hissetti. Nabzını ölçerek nükseden ateşinin dördüncü gününde sıtmayı teşhis etti. Galen, bu durumla ilgili olarak şöyle yazmıştır: “Eudemus’un durumuna geri dönüyorum. Üç kez şiddetli sıtma nöbeti geçirdi ve doktorlar artık onu tedavi etmeyi bırakmıştı, çünkü kışın tam ortasındaydık”.[50] Eudemos, Galen'in teşhisinin doğruluğunu kabul etti ve etkili kişilerin huzurunda onu övdü. Galen'in adı, kısa sürede iki imparator Lucius Verus ve Marcus Aurelius’un kulağına kadar ulaştı.

Bazı Romalı hekimler, Galen’in Eudemus’a yaptığı tedavide prognoz (hastalık seyri tahmini) kullanmasını eleştirdiler. Bu uygulama, o dönemdeki bakım standartlarıyla çelişiyordu; çünkü dönemin tıbbi uygulamalarda kehanet ve mistisizme dayalı yöntemler daha yaygındı. Ancak Galen, eleştirmenlerine karşı kendi yöntemlerini savundu. Garcia-Ballester, Galen’in şu sözlerini aktarır: “Bir tanı koyabilmek için gözlem yapılmalı ve mantık yürütülmelidir.” Galen, yöntemlerini eleştiren diğer doktorların mantıksız (alogos) ve dikkatsiz (askeptos) olduğunu söyleyerek bu kişilere eleştirilerini yöneltti.[51]

Bununla birlikte, Eudemus Galen'i bu doktorlarla çatışmanın hayatını tehlikeye atabileceği konusunda uyardı. Galen, Eudemus'un uyarılarını şu şekilde aktarmıştır: “Eudemus bunu söyledi ve benzer başka şeyler ekledi; eğer bana zarar vermek için ahlaksız bir yöntem kullanamazlarsa, beni zehirlemeye teşebbüs edecekler. Bana, on yıl kadar önce bir genç adamın kente geldiğini ve benim gibi tıbbi sanatımızın kaynaklarını gösteren pratik gösteriler sunduğunu; ancak bu genç adamın, beraberindeki iki hizmetçisiyle birlikte zehirlenerek öldürüldüğünü anlattı”.[50]

Roma'da yazdığı eserler

[değiştir | kaynağı değiştir]

Galen, anatomik ve fizyolojik keşifleri üzerine birçok yazı bırakmıştır. Yunan stenografi tekniğinde eğitim almış takygraf adlı katiplere, arkadaşları ve öğrencileri için birçok küçük risale dikte etmiştir; ancak bu risalelerin kopyalarını saklamamıştır. Roma'daki bu ilk döneminde, çoğu kaybolmuş olan temel araştırma içerikli anatomik eserler de kaleme almıştır.

Roma'dan ilk çıkışı

[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 166 yılında Galen, Romalı tıp uygulayıcılarıyla arasındaki düşmanlık ciddi bir hale gelince, sürgün edilmekten veya zehirlenmekten korkarak Roma'dan aceleyle ayrıldı.[52] Açıkçası, bu ani ayrılışın nedenleri tam olarak net değildir; çünkü çeşitli eserlerinde Galen kendisi farklı açıklamalar yapmıştır.

Asya'ya geri döndükten sonra, Galen, gençlik dönemine ait yazılarını gözden geçirmeye bir kısmını ayırdı. Bu süreçte, 149-151 yılları arasında yazdığı Akciğer ve Göğüs Hareketi Üzerine adlı eserinin yeni bir versiyonunu hazırladı. Bu eser, daha önce vicdansız bir kişi tarafından bir önsöz eklenerek kendi ismiyle yayımlanmıştır.[53]

Roma'ya geri dönüşü (MS 166-169)

[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 161 yılında Roma, kuzeyde Marcomanni kabilelerine karşı Markus Aurelius ve üvey kardeşi Lucius Verus’un liderlik ettiği savaşlarla meşguldü.[54] MS 169 sonbaharında Roma birlikleri Aquileia’ya dönerken, Akdeniz dünyasında Antoninus Vebası (muhtemelen çiçek hastalığının ilk ortaya çıkışı) olarak bilinen büyük bir veba patlak verdi. Germenlere karşı Trieste’nin kuzeyinde topladıkları ordu, veba tarafından harap olmuştur. Yüzlerce asker hayatını kaybettiler. İlginç bir şekilde ise, Lucius Verus MS 169 yılında ve Marcus Aurelius ise MS 180 yılında aynı vebanın kurbanı olarak öldüler.[48]

Bu salgın sırasında Pergamon arazileride “günlük işlerine devam ederken” Galen, Marcus Aurelius ve Lucius Verus'tan bir mektup aldı. Bu mektupta, Galen'i Roma'ya geri çağırdılar ve onun mahkeme doktoru olarak Almanya’ya gitmesini emretti. İki imparator, onu Aquileia’ya gelmeye davet ettiler. Lucius Verus, Roma’ya dönme kararı aldıktan kısa bir süre sonra ani bir şekilde hayatını kaybetti. Marcus Aurelius ise Galen’in Cermenlere karşı düzenlediği seferde kendisine eşlik etmesini emretti. Ancak Galen, bu görevden kaçınmak için elinden geleni yaptı.

Doğu seferi sırasında rahatsızlanan imparator Marcus Aurelius'un şiddetli ateş ve bağırsak sancılarıyla Galen'i saraya çağrıldı, imparatorun diğer hekimleri durumu tedavi etmekte başarısız oldular. Galen, Marcus Aurelius’un nabzını kontrol ettikten sonra bunun bir ateş değil, hazımsızlık olduğunu söyledi. Önerdiği tedavi büyük bir başarı ile sonuçlanır. Peynir perhizi ile iyileştirince imparator kendisine “Romalıların İmparatoru Aurelius'tan hekimlerin imparatoru Galenus’a” yazılı bir madalya hediye etti.[13] Galen, “İmparator, bildiğin gibi, benim hakkımda sürekli konuşuyordu ve beni hekimler arasında birinci, filozoflar arasında ise tek kişi olarak nitelendiriyordu” diye yazdı.[55] Bu başarısından yararlanan Galen, imparatorluk Theriacaısının (tiryak) hazırlanmasından sorumlu güvenilir bir pozisyon elde etti. Theriaca, 70'ten fazla bileşen içeren, panzehir olarak kabul edilen bir farmasötik preparattı. İçeriğinde afyon ve engerek eti bulunurdu. Marcus Aurelius bu preparatı özellikle beğenerek her gün alıyordu.

Ertesi ilkbaharda Galen, Tedavisi olanaksız sandığı bir hastalıktan ötürü vücuduna acılan yaradan acı çektiği ve Pergamon'daki Asklepion'da tedavi edildiği iddia edilir.[13] Marcus Aurelius, Galen'in Asklepios'tan aldığı bir rapor üzerine ordudaki görevinden muaf tutulmasına izin verdi.[56] Sonuç olarak Galen, imparatorluk varisi Marcus Aurelius'un oğlu genç Commodus’un sağlığından sorumlu olma görevi verilirdi. Galen, bu dönemde tıbbi konularda kapsamlı yazılar yazdı.

Antoninus Salgını

[değiştir | kaynağı değiştir]

Antoninus Salgını, Marcus Aurelius'un ailesinin "Antoninus" soyadından adını almıştır. Aynı zamanda Galen Vebası olarak da bilinir ve Galen ile olan ilişkisi nedeniyle tıp tarihinde önemli bir yer tutar. Galen, bu hastalığı birebir deneyimlemiş ve hastalığın ilk kez 166 yılında Roma'da ortaya çıktığı dönemde orada bulunmuştur. Ayrıca, 168-69 kışında Aquileia'da konuşlanmış birlikler arasında meydana gelen bir salgın sırasında da hazır bulunmuştur. Galen, bu salgını uzun süren bir hastalık olarak tanımlamış, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini açıklamıştır. Ancak, veba hakkındaki referansları dağınık ve kısadır. Galen, bu hastalığı gelecek nesillerin tanıyabileceği bir şekilde betimlemekten çok, tedavi yöntemlerine ve hastalığın fiziksel etkilerine odaklanmıştır. Örneğin, vebaya yakalanmış genç bir adam hakkındaki yazılarında, hastalığın iç ve dış ülserlerinin tedavisine yoğunlaşmıştır.

Niebuhr’a göre, “Bu veba inanılmaz bir şiddetle yayılmış olmalı; sayısız kurban almıştır. Antik dünya, Marcus Aurelius'un hükümdarlığı döneminde saldığı bu vebanın neden olduğu darbeyi hiçbir zaman atlatamamıştır”. Vebanın ölüm oranı %7-10 arasındaydı; MS 165-168 yılları arasındaki salgın yaklaşık 3,5 ila 5 milyon insanın ölümüne neden olmuş olabilir. Otto Seeck, imparatorluk nüfusunun yarısından fazlasının bu vebadan öldüğüne inanmaktadır. J.F. Gilliam ise Antoninus vebası'nın, MS 3. yüzyılın ortalarından önceki dönemde imparatorluk tarihindeki diğer tüm salgınlardan daha fazla ölüme neden olduğunu düşünmektedir.[56] Galen'in açıklamaları tam olmasa da, hastalığın çiçek hastalığıyla ilişkili olduğunu kesin bir şekilde tanımlamak için yeterlidir.

Galen, exanthema (döküntü) adı verilen belirtilerin hastanın tüm vücudunu kapladığını ve genellikle siyah renkte olduğunu belirtir. Bu döküntüler, ülser olmayan yerlerde pütürlü ve kabuklu bir hal almıştır. Hayatta kalacak olan hastalarda siyah exanthema geliştiğini söyler. Galen'e göre bunun nedeni, bir ateş kabarcığında irinleşen kan kalıntısıdır. Yazılarında, Antoninus vebası sırasında genellikle kabarcıklı bir döküntü şeklinde görülen kabarık kabarcıkların olduğunu ifade eder. Cilt döküntüsünün, Thukydides’in tanımladığına benzer olduğunu belirtir.

Galen, sindirim sistemi semptomlarını bir hastanın ishal ve dışkısı üzerinden açıkladı. Eğer dışkı çok siyahsa hasta ölürdü. Siyah dışkının miktarının bağırsak lezyonlarının şiddetine bağlı olarak değiştiğini belirtir. Siyah dışkı olmadığında siyah döküntünün ortaya çıktığını gözlemler. Galen, ayrıca hastalığın belirtileri arasında ateş, kusma, kötü kokulu nefes, nezle, öksürük ve gırtlak ile soluk borusunda ülser olduğunu açıklar.[56]

Galen’in imparatorların hizmetinde ikinci Roma dönemi (MS 169-193)

[değiştir | kaynağı değiştir]

Commodus Antoninus döneminde Galen’in hizmetleri

[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 169 yılında Roma’ya döndüğünde Galen, kıskanç meslektaşlarından uzak durmayı tercih ederek genç Commodus’u farklı dinlenme yerlerinde takip etmeyi seçti.

Commodus’un hayatının büyük bir bölümünde onun doktoru olarak görev yaptı ve sık görülen hastalıklarını tedavi etti. İmparator’un bağırsak sancılarını tedavi etmesi, Galen’in kariyerinde bir dönüm noktası oldu.

Commodus’un (MS 180-192) karanlık yönetimi sırasında, ellili yaşlarının sonlarına yaklaşmış olan Galen, dikkat çekmemeyi tercih etti ve imparatorun zulümlerinden söz etmekten kaçındı: “İmparator, Cermenlere karşı savaşta beklenmedik bir şekilde uzun süre kalınca, bu zamanı felsefe ve tıp üzerine birçok eser yazmaya ve bunları arkadaşlarıma hediye etmeye adadım” diye söyledi.[35]

Galen, arkadaşları ve öğrencileri için dikte ettiği bazı eserlerin başka kişilerin adı altında dolaşıma girdiğini fark etti. Bu durumu düzeltmek için Okullar Üzerine, Kemikler Üzerine, Nabız Üzerine gibi başlangıç seviyesindeki eserlerin yanı sıra daha önce yazılmış bazı çalışmaları toparlayarak düzenledi. Ayrıca Organların Yararlılığı, Hipokrat ve Platon’un Öğretileri, Anatomi Pratikleri gibi üç büyük eseri yazma ve tamamlamaya başladı. Aynı anda birden fazla eserde çalışmayı alışkanlık haline getirmiş ve eski eserleri yeniden gözden geçirip tamamlamaktan çekinmezdi.

Herhangi bir intihali önlemek amacıyla Galen, MS 193 yılı civarında tüm eserlerinin bir listesini yapmaya karar verdi. Bu katalog, önce Kendi Kitaplarının Düzeni[57][58], ardından Kendi Kitapları[59] adlı eserlerinde yer alır ve bir okuma rehberi niteliği taşır.

Galen, zamanını eserlerini yazmak ve hastaları tedavi etmek arasında dengeledi. Yazılarında yer verdiği birçok vaka çalışması (Tedavi Metodu[49] gibi), onun hastalara büyük bir bağlılık gösterdiğini, zamanını ve çabasını esirgemediğini ortaya koydu. Cassius Dio’nun Roma Tarihi eserinde, MS 189 yılı civarında Commodus’un hükümdarlığı sırasında Roma’da günde 2.000 kişinin ölümüne neden olan bir salgından bahsedilir.[56] Bu salgın, Marcus Aurelius’un saltanatında Roma’yı etkileyen aynı Antoninus Salgını olmalıdır. MS 166 ile 189 yılları arasında İtalya’yı etkileyen korkunç Antoninus Vebası kurbanlarına yardım ederken cesaret sergilediği bile söylenmiştir. Véronique Boudon-Millot, yalnızca Arapça bir kaynakta korunan bir paragraftan alıntı yapar: “Ne öğrencilerimden ne de tedavi ettiğim hastalarımdan herhangi bir ücret talep ediyorum. Aslında, hastalarıma ihtiyaçları olduğu sürece yalnızca ilaçlar, içecekler, masajlar ve benzeri şeyler değil, aynı zamanda hizmetçileri yoksa onlara bakıcılar sağlıyorum ve hatta gerekli yiyeceklerini hazırlatıyorum”.[41]

Galen, aynı zamanda eğitim verme faaliyetlerine de devam etti. Kariyerinin başında daha çok başlangıç seviyesindeki öğrencilere hitap ederken, dönüşünden sonra daha çok yakın arkadaşlarının (Philos) oluşturduğu seçkin bir tıbbi gruba yöneldi. Öğrencilerinden çalışkan olmalarını, gerçeği arzulamalarını ve her şeyden önce “keskin bir zekâya sahip olmalarını bekledi.[41]

Bu dönem, MS 192 yılında Roma’da meydana gelen büyük bir yangınla gölgelenir[60]. Kutsal Yol boyunca yer alan ve güvenli olduğu düşünülen depolar, Galen tarafından değerli eşyalarını korumak için kullanılmıştır: tıbbi aletler, ilaçlar, el yazmaları ve gümüş eşyalar. Bu depolarda ayrıca Galen’in “Romalıların yaşadığı dünyadaki tüm insanlardan daha hayranlık uyandırıcı ilaç tarifelerini"[35] sakladığı belirtirdi. Yangın, yedek kopyaları henüz alınmamış olan bu değerli el yazmalarını yok etti.

Véronique Boudon-Millot, bu durumu şöyle özetler: “Altmış üç yaşında, yorulmak bilmez bir çalışan olan Galen, artık kaybolan eserlerini yeniden yazmaya büyük bir ağırlık vermiştir. Yazar olarak en verimli dönemini 169 yılında, ikinci Roma ziyaretiyle başlatan Galen, 192’de meydana gelen gerçek bir felaketle bu dönemi kapatır. Ancak yorulmadan çalışarak, Galen tüm çabalarını eserlerini küllerinden yeniden doğurmaya adar”.

Septimius Severus döneminde Galen'in hizmetleri

[değiştir | kaynağı değiştir]

Galen, ayrıca Roma'da Septimius Severus'un hükümdarlığı sırasında da doktor olarak görev yaptı. MS 193 - 211 yılları arasında hüküm süren Septimius Severus döneminde, Galen, Commodus zamanında kaybettiği teriyak hazırlayıcılığı görevine geri dönmüştür. Severus ve Caracalla’nın arkadaşları için ilaç stoklarını sürdürmelerini övmüş ve bu ilaçların MS 198 yılında üç vakada nasıl faydalı olduğundan bahsetmiştir.[2][52]

Yaşlılık ve ölüm (MS 193-216)

[değiştir | kaynağı değiştir]

İleri yaşlarında Galen, kendisinden bahsetmekte giderek daha çekingen bir tavır sergilemiş ve insani meselelere karşı belirgin bir kayıtsızlık göstermiştir.

Galen'in nerede öldüğü bilinmemektedir. Belgeler, ölümünün Roma’da mı gerçekleştiğini yoksa memleketi Pergamon’a mı döndüğünü kesin olarak ortaya koymamaktadır. Ancak ölüm tarihi hakkında, eski kaynaklarda verilen 199 yılı, Arapça kaynaklar sayesinde düzeltilmiştir.

Ünlü tercüman Huneyn bin İshak’ın oğlu İshak bin Huneyn, “Galen, on yedi yıl çocukluk ve öğrenci olarak, yetmiş yıl ise alim ve öğretmen olarak yaşamıştır” şeklinde bir açıklama yaptı.[41] Bu nedenle, Galen'in 216 yılında 87 yaşında öldüğü en muhtemel sonuç olarak kabul edilmektedir.

Çalışmaları

[değiştir | kaynağı değiştir]

Galen'in çalışmaları, anıtsal bir ansiklopedik toplamı temsil eder. Bu çalışmalar, öncelikli olarak tıp alanını (Anatomi, fizyoloji, patoloji, tedavi yöntemleri, farmakoloji ve hijyen) kapsamakla birlikte; aynı zamanda felsefe, matematik, mimarlık, edebiyat ve filoloji gibi disiplinlere de yayılır. Üç Roma imparatoru Marcus Aurelius, Commodus ve Septimius Severus dönemlerinde Yunanca olarak kaleme alınan bu çok yönlü çalışmalarin yalnızca küçük bir kısmı günümüze ulaşabilmiştir.

Galen'e göre tıp, teori, gözlem ve deneyin bir arada kullanılmasıyla en iyi şekilde uygulanabilecek disiplinler arası bir alandır. Hipokrat'ın tıp bilimine tamamıyla hâkim olan Galen, bu bilim dalını orijinal ilkelere göre yeniden düzenlemiştir. Galen ününü özellikle araştırma metoduyla kazandı. Galen'e göre analizler hastalıkların incelenip iyileştirilmesinin temelini oluşturur. Hipoklenik doktrin, Avrupa tıp düşüncesine bir buçuk bin yıl boyunca hâkim olmuş; ancak 17. yüzyıldan itibaren sorgulanmaya başlamış ve daha sonra unutulmaya terk edilmiştir.[61] Buna karşın, Asya'nın ön-bilimsel tıbbi düşünceleri (özellikle Çin ve Hint) aynı kaderi yaşamamıştır.

Antik Greko-Romen döneminde anatomi tarihi, Hipokrat ile çekingen bir şekilde başlamış, Aristoteles ile daha geniş bir şekilde devam etmiş ve İskenderiye Okulu'ndan Herophilos sayesinde insan bedenlerinin diseksiyonu ile önemli yenilikler kazanmıştır. Galen, insan vücudunun iç yapılarını keşfetme çabalarını sürdürerek özellikle kemikler, kaslar ve sinirlerin tanımlanmasında önemli katkılar sağlamıştır.[62] Daha az ölçüde de olsa eklemler, damarlar ve iç organların tanımlanmasında da etkili olmuştur. Galen'in keşifleri, makak maymunları, domuzlar ve diğer hayvanlar üzerinde yapılan diseksiyonlara dayanmaktaydı. Başlangıç seviyesindeki öğrenciler için yazdığı çeşitli küçük kitapçıkların yanı sıra, Anatomik Uygulamalar adlı 15 ciltlik kapsamlı bir eser de kaleme almıştır.[59][63]

Galen, anatomiyi kendi başına geçerli bir teorik bilgi olarak görmemiştir. Ona göre anatomi, yalnızca pratik sebeplerle, hekimler tarafından öğrenilmesi gereken bir bilgi dalıydı. Çünkü bu bilgi, fizyolojik ve psikolojik faaliyetler hakkında önemli bilgiler sağlıyor ve doğanın hiçbir şeyi boş yere yapmadığını gösteriyordu.[64]

Galen, anatomiye pratik sebeplerle öncelik tanımıştır; bu sebepler arasında çıkıkların düzeltilmesi, kırıkların tedavisi, cerrahi müdahaleler ve hatta kan alma işlemleri yer alıyordu. Şu sözleriyle bu yaklaşımını vurgulamaktadır: “Bir hekimin, kemiklerin her birinin yapısını ve diğer kemiklerle nasıl birleştiğini bilmesi gerekir; çünkü ancak bu şekilde kırık ve çıkıkları doğru bir şekilde tedavi edebilir”.[61]

Anatomi, Galen için fizyolojik süreçleri anlamaya erişim sağlayan bir araç olarak da görünmekteydi. Örneğin, beyin ventriküllerinin dört odacıeylerle ünlü olmuştur. Yine de, Galen'in ruhun doğasını bilinemez olarak görme fikriyle, ruhun maddi ve gözlemlenebilir bir temele sahip olduğu düşüncesini nasıl bağdaştırdığına hayran kalınabilir. Galen'in ruhun doğasıyla ilgili hipotezleri, beyin ventriküllerindeki lezyonlar ve baskılar üzerine yaptığı deneylere dayanmaktadır.[65]

Galen'in insan anatomisine olan ilgisi MÖ. 150 civarında Roma yasalarının insan cesetlerinin diseksiyonunu yasaklaması nedeniyle engellenmiştir.[66] Bu yasağın bir sonucu olarak, Galen, anatomik diseksiyonlarını canlı (viviseksiyon) ve ölü hayvanlar üzerinde gerçekleştirmiştir; çoğunlukla primatlara or.[50] Galen, bu hayvanların anatomik yapılarının insanlara oldukça benzediğine inanıyordu. Galen, soluk borusunun anatomisini açıklığa kavuşturmuş ve gırtlağın ses ürettiğini ilk kez göstermiştir.[67][68] Bir deneyinde Galen, ölü bir hayvanın akciğerlerini şişirmek için körükler kullanmıştır.[69][70]

İskenderiye'ye gittiği zamanda insan diseksiyonları ve viviseksiyonları uygulansa da, Galen'in kendi insan diseksiyonlarını yapmak için iznine sahip olmamasıydı; bu nedenle insan vücudunu keşfetmek için hayvanları kullanmak yeniden zorunda kalmıştır.[71] Galen öğrencilerini, insan vücudunu hakkında daha iyi tanımaları için ölü gladyatörleri veya kıyıya vuran cesetleri incelemelerini teşvik etmiştir.

Anatomi çalışmalarını basit yapılı hayvanlar üzerinde yapmıştır. Berberi şebeği üzerinde yaptığı incelemeler onu insan anatomisi üzerinde çalışmaya yöneltti.[14] Hayvan modelleri üzerinde yaptığı anatomik deneyler, dolaşım sistemi, sinir sistemi, solunum sistemi ve diğer yapılar hakkında daha kapsamlı bir anlayışa ulaşmasını sağlamıştır. Ancak çalışmaları bilimsel hatalar içermekteydi.[64] Hayvan anatomisini insan anatomisiyle karşılaştırdığı için sıkça eleştirilse de Galen, her iki anatomi hakkında da yeterli bilgiye sahip olduğuna ve birini diğerine dayandırabileceğine ikna olmuştu.[72]

Kas ve kemikleri ayrıntılı inceledi. Kafa sinirlerinin yedi çiftini ve kalp kapakçıklarını tanımladı. Toplardamar ve atardamar arasındaki farkları saptadı. O devirde atardamarın hava taşıdığı düşünülüyordu. Atardamarın hava değil, kan taşıdığını ortaya koydu. Tüm bunlara karşın kanın vücutta dolaştığını fark edemedi. İnsan sağlığının ve hastalığının dört vücut sıvısı (kan, safra, kara safra, balgam) arasındaki dengeye bağlı olduğuna inanıyordu.

Galen, insan omurgası üzerine yaptığı araştırmalarda öncüydü. Hayvanlar üzerindeki diseksiyonları ve viviseksiyonları, insan omurgası, omurilik ve omur sütunu hakkında doğru gözlemler yapmasına olanak sağladı. Galen, merkezi sinir sistemi keşiflerinde de önemli bir rol oynamıştır. Omurgadan çıkan sinirleri tanımlamış ve bunları sinir sistemi araştırmaları için temel oluşturmuştur.[73] Galen, omuriliğin farklı seviyelerde kesilmesinin sonuçlarını inceleyen ilk hekim olmuştur.[74]

Domuzlarla çalışmış ve bu hayvanların bazı sinirlerini tamamen veya kısmen keserek vücut üzerindeki etkilerini gözlemlemiştir. Hatta omurilik ve sinirleri etkileyen hastalıklarla da ilgilenmiştir. De motu musculorum adlı eserinde Galen, motor ve duyusal sinirler arasındaki farkları açıklamış, kas tonusu kavramını tartışmış ve agonistler ile antagonistler arasındaki farkları belirtmiştir.

Kariyerinin başında, ebelere yönelik bir rahme dair anatomi kitabı yazmıştır. Ancak, hayvanlar üzerinde yaptığı çalışmalar, üreme sistemindeki yanlışlıkları beraberinde getirmiştir. En belirgin yanlışlarından biri, rahim anatomisini köpeğin rahmiyle benzer şekilde tanımlamasıydı. İnsan üremesi ve üreme anatomisi konusundaki çalışmaları hatalı olsa da, yumurtalıkları erkek testislerine eşdeğer olarak tanımlamaya çok yaklaşmıştır. Galen'in yaşadığı dönemde, üremenin erkek mi yoksa kadın mı tarafından sağlandığı konusunda tartışmalar yoğun bir şekilde devam ediyordu.[63][64][75]

Viviseksiyon uygulamalarıyla Galen, sesin beyinden kontrol edildiğini de kanıtlamıştır. Halka açık olarak gerçekleştirdiği en ünlü deneylerinden biri, "çığlık atan domuz" deneyidir. Galen, bir domuzu açarak çığlık attığı sırada, rekürren larengeal siniri (ses telleri) bağlamış ve sesin kontrolünün bu sinirler tarafından sağlandığını göstermiştir. Aynı yöntemi, idrar kesesi ve böbrek fonksiyonlarını açıklayan teorilerini kanıtlamak için üreterleri bağlamak üzere kullanmıştır.

Galen'in tıbba yaptığı en önemli katkılardan biri dolaşım sistemi üzerindeki çalışmalarıdır. Venöz (koyu) kan ile Arteriyel (parlak) kan arasındaki farklılıkları ilk fark eden kişi olmuştur. Bu keşiflerin yanı sıra Galen, dolaşım sisteminin doğası hakkında daha fazla teori öne sürmüştür. Hipokrat'ın öğretilerine uyarak kanın karaciğerde oluştuğuna inanıyordu. Karaciğer, alınan besinleri dolaşım sisteminde kullanılacak kana dönüştürüyordu.[76] Karaciğerde üretilen kan, büyük damar aracılığıyla tek yönlü olarak kalbin sağ karıncığa akıyordu.[76] Galen ayrıca, kanın akciğerlerden hava alarak vücuda dağıtıldığı bir teori geliştirmiştir. Akciğerlerden gelen havayı taşıyan venöz arterin, bu havayı karaciğerden üretilen kanla karışmak üzere kalbin sol karıncıkla taşıdığını belirtmiştir.[76] Aynı venöz arterin, kanın atık maddelerini akciğerlere geri taşıyarak dışarı atılmasına olanak tanıdığını ifade etmiştir.[76]

Kan, akciğerlerden hava alabilmek için sağ karıncıktan sol karıncığa geçmek zorundaydı. Bu nedenle Galen, kalbin sol ve sağ tarafını ayıran septumda küçük delikler bulunduğunu ve bu deliklerin kanın kolayca geçişine olanak sağladığını iddia etmiştir.[77]

Tarih boyunca, farklı bilim insanlara göre kan dolaşımı

Galen, dolaşım sistemini iki ayrı tek yönlü dağıtım sistemi olarak görmüş; tek bir birleşik dolaşım sistemi olduğunu öne sürememiştir. Venöz kanın karaciğerde üretildiğini, buradan dağıtılarak tüm organlar tarafından tüketildiğini, arteriyel kanın ise kalpte oluştuğunu ve organlara dağıtılıp tüketildiğini savunmuştur. Kanın, karaciğer veya kalpte yeniden oluşturulduğuna ve döngünün tamamlandığına inanıyordu. Galen ayrıca, rete mirabile olarak adlandırdığı, karotid sinüste yer alan bir grup kan damarının varlığına inanıyordu.[44] Ancak Galen'in dolaşım sistemi fizyolojisi teorisi, İbnü’n-Nefis’in akciğer dolaşımını keşfettiğini bildirdiği Sharh Tashrih Al-Qanun li’ İbn Sina (İbn Sina'nın Kanonunda Anatomi Üzerine Yorum) adlı kitabını yayınladığı yaklaşık 1242 yılına kadar tartışmasız kalmıştır.[78][79]

Bergamalı Galen; 16. yüzyıldan kalma bir gravür.

Galen'in anatomi üzerine çalışmaları, 16. yüzyıla kadar Avrupa'da büyük ölçüde aşılmamış ve sorgulanmamıştır. Ancak 16. yüzyılın ortalarında, 1543 yılında, anatomi uzmanı Andreas Vesalius, insan kadavralarını inceleyerek Galen'in anatomi hakkındaki bazı teorilerini çürütmüştür.[23] Araştırmaları, Galen'in teorilerindeki eksikliklerin ve yanlışların ortaya çıkarılmasına olanak tanımıştır. Vesalius, Galen'in anatomi tanımların insana değil, maymuna ait olduğunu anladı. Antik Roma'da insan bedenlerinin diseksiyonunun yasaklanması nedeniyle, Galen magot maymunlarını incelemiş ve hayvan modelini insana uyarlamıştı. Vesalius, Galen'in iki yüzden fazla hatasını düzeltmek için insan diseksiyonlarına ilişkin basılı tanımlamalar ve illüstrasyonlar içeren "De Humani Corporis Fabrica Libri Septem" (İnsan Vücudunun Yapısı Üzerine Yedi Kitap) adlı bir anatomi kitabı yazmıştır.[80][81] Örneğin, ilk kez azygos veininitanımlamış, insan alt çenesinin iki kemikten değil tek bir kemikten oluştuğunu, insan karaciğerinin Galen'in iddia ettiği gibi dört veya beş lobdan oığını kanıtlamıştır. Vesalius'un bu çalışmasında Galen'in fizyolojik teorisi, yeni gözlemlerle uyumlu hale getirilmiştir.[82][83] Aynı dönemde Leonardo da Vinci, anatomi üzerine yaptığı çalışmalarla, Galen'in aksine kan akışının kaynağının karaciğer değil, kalp olduğu sonucuna varmıştır.[84]

Galen'in fizyoloji konusundaki çalışmaları, büyük ölçüde Platon ve Aristoteles gibi filozofların ve Hipokrat gibi hekimlerin önceki eserlerinden etkilenmiştir. Galen, tıbbi bulgularını araştırmak için deneyleri bir yöntem olarak kullanan ilk kişilerden biriydi.[85] Bu yöntem, vücudun farklı bölümlerini ve bunların işlevlerini keşfetmesine olanak tanımıştır.

Galen'in "Diseksiyon sırasında gözlemlenen parçaların işlevleri ve yararları" üzerine yazdığı büyük eseri Parçaların Yararı adını taşır ve buna ek olarak, Solunumun Nedenleri, Kasların Hareketleri ve Doğal Yetenekler gibi birçok eser de bu konulara dahil edilmiştir. Hareket, dinlenme, büyüme ve beslenme gibi işlemlerin hangi yetenekler aracılığıyla meydana geldiğini belirlemek için hayvanlar üzerinde canlı diseksiyona da başvurmuştur.[86]

Selefleri belirli bir dizi deney yapmış olsalar da Galen, vücudun tüm bölümlerinin yapıları ve işlevlerini keşfetmek için uzmanlığını çok ileri bir seviyeye taşımasını bilmiştir. Ancak bu alıştırma her zaman kolay olmamıştır, çünkü bir optik sinirin kesilmesinin görüş üzerindeki etkisi veya bir motor sinirin kesilmesinin hareket üzerindeki etkisi doğrudan gözlemlenebilirken, karaciğerin ya da kalbin işlevini anlamak daha zordur. Dahası, Antik Yunancada, 17. yüzyıldan beri anlaşıldığı şekliyle "işlev" kavramını tanımlayacak bir terim mevcut değildi. Galen, bu kavramı felsefeden alınan energeia (ἐνέργεια) yani "eylem" kavramıyla ifade etmiştir. Örneğin, besinler belirli organların "eylemi" sayesinde kana dönüştürülür. Bir eylem bulduğunda Galen, bunun nedenini sorgular: Eylemi ne sağlamaktadır? Aristoteles'in telos (τέλος) yani "amaç" kavramı, günümüzdeki işlev anlayışında da yer almaktadır.[87]

Kan oluşumu, damarların içindeki kan oluşturucu yetenekle, besinlerin dönüşümü mide tarafından gerçekleştirilen pepsis (pişirme) yeteneğiyle ve nabız hareketi ise kalbin sfigmik (nabızsal) yeteneğiyle açıklanır.[88] Yapı ve işlev arasındaki ilişki, Doğa'nın derin bir teleolojik felsefesine dayanır. Bu felsefeye göre, organların yapısı, eylemlerine mükemmel şekilde uyarlanmıştır.[89] Vücudun tüm parçaları mümkün olan en iyi kullanıma sahiptir. Bu nihai amaçların başında ise iyiliksever ve koruyucu bir tanrı ya da demiurgos (yaratıcı) bulunur. Bu noktada Galen, teleolojik açıklamaları reddeden bir hekim olan Erasistratos ve atomcularla tamamen zıt bir pozisyondadır.

Galen'in fizyolojisinde birkaç büyük organizasyon ilkesi vardır.[90] Bunlardan biri, Hipokrat ve Platon'un Öğretileri Üzerine (DHP) adlı eserinde sunulan, Platon'un Timeos eserinden alınmış üç ruh merkezi (ya da üç ruh) ilkesidir.[90][91]

Platon, beden ve ruhun ayrı varlıklar olduğunu savunarak Stoacılara karşı bir görüş geliştirmiştir.[92] Platon, ruhun ölümsüz olduğunu ve bu nedenle insan bedeni dışında, doğumdan önce de var olması gerektiğini ileri sürmüştür.[92] Bu düşünce, Galen'in ruhun sonradan edinilmesi gerektiği fikrini etkiledi; çünkü ruh her zaman insan bedeni içinde bulunmaz.[23] Platon'un kullandığı terimleri benimseyerek bu üç kısmı “akılcı”, “ruhani” ve “arzulayıcı” olarak adlandırmıştır. Her biri vücutta belirli bir bölgeye karşılık gelmektedir. Akılcı ruh beyinde, ruhani ruh kalpte, arzulayıcı ruh ise karaciğerde bulunur. Galen, tıp alanındaki geniş bilgi birikimi sayesinde, ruhun belirli parçalarını vücut içindeki spesifik yerlere atayan ilk bilim insanı ve filozoftur.[72] Bu fikir günümüzde “fonksiyonların lokalizasyonu” olarak adlandırılmaktadır.[93] Galen'in bu atamaları, kendi döneminde devrim niteliğindeydi ve sonraki lokalizasyon teorilerinin temelini oluşturdu.

Galen, üç parçalı ruhun her birinin vücutta belirli işlevleri kontrol ettiğine ve ruhun bir bütün olarak vücudun sağlığına katkıda bulunduğuna inanıyordu[94]; bu da ilgili organın veya organların “doğal işlev kapasitesini güçlendiriyordu”.[23][91] Akılcı ruh, organizmada yüksek düzeyde bilişsel işlevleri kontrol ederdi; örneğin, seçim yapmak, dünyayı algılamak ve bu sinyalleri beyine göndermek gibi. Ayrıca, “hayal gücü, hafıza, hatırlama, bilgi, düşünce, değerlendirme, istemli hareket ve duyum” gibi işlevlerin de akılcı ruhun içinde bulunduğunu listelemiştir. “Büyüme ya da canlı olma” işlevleri ruhani ruha aitti. Ruhani ruh aynı zamanda öfke gibi tutkularımızı da barındırır. Bu tutkular, sıradan duygulardan daha güçlü ve dolayısıyla daha tehlikeli olarak kabul edilirdi. Ruhun üçüncü kısmı olan arzulayıcı ruh ise vücuttaki yaşam güçlerini, özellikle kanı kontrol ederdi. Arzulayıcı ruh, aynı zamanda bedensel hazları düzenler ve haz duygularıyla harekete geçerdi. Bu ruh, ruhun daha hayvansal veya doğal tarafını temsil eder; bedenin doğal dürtüleri ve hayatta kalma içgüdüleriyle ilgilenirdi. Galen, ruhun çok fazla haz ile harekete geçmesi durumunda “doyumsuzluk” ve “aşırılık” durumlarına ulaştığını, bunun da aşırı haz duygusunun olumsuz bir sonucu olduğunu öne sürmüştür.[91]

Ruh hakkındaki teorilerini ve bu teorilerin vücuttaki işleyişini birleştirmek için Galen, pneuma teorisini uyarlamıştır.[72] Bu teoriyi, ruhun kendisine atanan organlar içinde nasıl çalıştığını ve bu organların birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini açıklamak için kullanmıştır. Galen, dolaşım sistemdeki hayati pneuma’yı (pneuma vital (πνεῦμα ζωτικόν)), beyinde ve sinir sisteminde bulunan psişik pneuma’dan (pneuma psychikon (πνεῦμα ψυχικόν)) ayırmıştır.[72] Hayati pneuma’nın kalpte, psişik pneuma’nın beyinde (spiritus animalis), doğal pneuma'nın karaciğerde bulunduğunu belirtmiştir.[95]

Ruhun Üç Bölümlü Yapısı (DHP'ye Göre)
Merkez Ruhun Bölümü Kaynağı Aktivite
Bayin pneuma psychique (psikikon) Duyu ve motor sinirleri Akıl yürütme
Kalp pneuma vital (zotikon) Atardamarlar, doğuştan gelen ısı kaynağı ve nabız yetisi Duygular
Karaciğer pneuma naturel (fizikon) Damarlar, kan kaynağı ve besleyici yeti Arzu

Ruhun her bir parçası, fizyolojik ve psikolojik aktivitelerin ilkesi veya kaynağıdır (archai). Galen'e göre, beynin yönlendirici yeteneği sinirler aracılığıyla kaslara iletilirken, kalpten arterlere nabız yeteneği, karaciğerden ise damarlara beslenme yeteneği iletilir. Bu, bir kaynaktan gelen bir akışın tüm vücuda yayıldığı model, deneysel olarak kesintiye uğratılarak test edilebilirdi.

Galen, Titus Flavius Boethus'un huzurunda yapılan ünlü anatomik gösteriminde bazı sinirlerin kesilmesinin hayvanın sesi ve solunumunu durdurduğunu kanıtlamıştır. Benzer şekilde, kalpten yayılan nabız yeteneğinin iletiminin durdurulması, Erasistratos tarafından yapılan bir deneyle de doğrulanmıştır; bu deney, femoral artere bir tüp yerleştirilmesini içeriyordu. Galen'e göre, arterlerin nabzı, arter duvarlarından iletilen bir çekici yetenekten kaynaklanıyordu. Ancak, Galen dürüst bir şekilde karaciğer söz konusu olduğunda bu yeteneği deneyle kanıtlayamadığını kabul etmiştir: "Karaciğer durumunda, böyle bir gösterimi yapamayız; ne karaciğeri açığa çıkararak baskı uygulamakla ne de damarları bağlamakla" (DHP V, 520). Galen, bu iletim modelini (ve doğuştan gelen sıcaklık modelini) sindirim, solunum ve üreme gibi çeşitli süreçleri anlamak için kullanmıştır.

Galen, sinir sistemi, özellikle de kraniyal sinirler üzerinde çok sayıda araştırma yapmıştır. Omurilik işlevlerine dair bilgisi 19. yüzyılın başlarına kadar aşılmamıştır. Omurilik ve sinirlerdeki travmaların vücutta neden olduğu felçlere dair bıraktığı sayfalar, tıp literatürünün en ünlüleri arasında yer alır.[62]

Son olarak, Galen, embriyo ve fetus oluşumu üzerine de yazılar kaleme almıştır.[96] Bu konuya Tohum Üzerine, Fetüsün Oluşumu Üzerine ve Parçaların Yararı gibi birçok eserinde değinmiştir. Ona göre, karaciğer ilk oluşan organdır, ardından kalp ve beyin gelir. Galen, bir Yaratıcı'nın varlığını savunur; çünkü ona göre tohum mükemmeldir. Erkek ve dişi tohumunun varlığını kabul eder ve gözlem ile diseksiyon yoluyla, rahimin erkek tohumunu aldığını ve bir dişi tohumu salgılayarak birleştiğini göstermeye çalışır. Erkek tohumun embriyoyu çevreleyen zarın (amnios) oluşumuna, dişi tohumun ise allantois oluşumuna katkı sağladığını belirtir. Aristoteles'in, embriyonun adet kanından oluştuğu iddiasına karşı çıkar. Galen, spermin önemini vurgular; ona göre kan ve sinirler sperm sayesinde oluşur.[96] Galen, hayvanlar üzerinde birçok diseksiyon gerçekleştirmiş ve örneğin keçilerde embriyoyu gözlemlemiştir. Ancak, embriyonun erken evrelerini incelemekte zorluk çekmiştir. Yine de embriyonun üç veya dört gelişim evresini ayırt edebilmiş ve her seferinde Hipokrat'ın öğretilerini doğrulamıştır. Hipokrat'ta olduğu gibi bu evreler "tohum", kan birikiminden sonra "et" (henüz organlar ayırt edilemez), ardından "bölümlerin eklemlenmesi" olarak adlandırılır. Dördüncü ve son evre çocuk evresidir ve bu da Hipokrat ile uyumludur.[96] Galen, spermin üretici yeteneği ve embriyonun büyüme yeteneği hakkında konuşmaktan çekinmez. Embriyogenez sürecini açıklamak için sıklıkla matematiksel ve mantıksal argümanlara başvurmuştur.[96]

Galen yeniden, Vücudun Parçalarının Kullanışlılığı Üzerine adlı eserinde, her bir vücut parçasının işlevine mükemmel şekilde uygunluğunun, zeki bir yaratıcıya işaret ettiğini savunmuştur.[97] Onun yaratılışçılığı, Sokrates ve Empedokles’in anatomik örnekleriyle önceden tahmin edilmiştir.[98]

Dört temel elementi gösteren bir tablo

Galen'in fiziksel düşüncesi, Antik Yunan'ın en büyük düşünürlerinden miras aldığı madde yapısı teorisine dayanmaktadır. Galen'e göre, insan bedeni de dahil olmak üzere tüm maddeler, farklı oranlarda dört elementten oluşur: τὸ πῦρ, to pyr ateş, ὁ ἀήρ, o aér hava, τὸ ὓδωρ to hudôr su, ve ἡ γῆ, ê gê toprak. Bu oranlardaki farklılıklar, bedenin daha baskın olan niteliğini, dört temel nitelik: sıcak, soğuk, nemli, kuru) açıklar. Galen, "element" (stoicheia) terimiyle yalnızca bir elementin kendisini (örneğin, "ateş") veya saf bir niteliği (sıcak) kastetmediğini, bunun yerine belirli bir bedende baskın olan niteliği ifade ettiğini belirtir.[89] Bedenlerde bu elementler veya nitelikler her zaman karışık halde bulunur (κρᾶσις, Crasis (/ˈkreɪsɪs/).[99]

Galen ayrıca, Hipokrat geleneğini takip ederek bedeni, içerisinde fizyo-patolojik süreçlerin gerçekleştiği bir "kara kutu" olarak ele alır. Hekimler, yalnızca bu kutuya giren (solunan hava, yiyecek ve içecekler) ve çıkan (dışkı, idrar, ter, yaralardan akan kan, burun akıntıları, kusma) maddelerin bilgisine dayanarak bu süreçleri modellemeye çalışır.[100] Farklı durumlarda üretilen çeşitli atıkların dikkatlice gözlemlenmesi sonucunda, hekimler beden içinde dolaşan dört sıvının (kan, sarı safra, kara safra ve balgam) varlığını varsaymışlardır.[101] Bu somut maddelerin birbirine dolanmış akışları, her hastalığın doğal nedenlerle açıklanmasını mümkün kılar; bu hastalıklar, bu sıvılardan birinin fazlalığı ya da eksikliğinden kaynaklanır. Sağlık durumu, niteliklerin iyi bir karışımı (eucrasia) ve doğru oranına bağlıdır; buna karşılık, hastalık durumu, kötü bir karışımdan (dyscrasia) kaynaklanır.

Galen, hastalıklar ve bunların semptomları üzerine birçok eser yazmıştır. Hayatının sonuna doğru, tüm bilgilerini Etkilenen Bölgeler adlı eserinde bir araya getirmiştir.[102]

Galen, patolojinin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Ona göre herhangi bir patolojik durumu anlamak için fizyolojiyi bilmek gerekir. Patolojide, "etkilenen bölgeler" teorisini savunarak birçok hastalığa yerel bir sebep atfetmiştir.[89] Buna göre, tedaviler yalnızca hastalığın sebep olduğu bölgelere değil, doğrudan hastalığın kaynağına odaklanmalıdır.

Dört Mizaç, Charles Le Brun

Hipokrat'ın Humoral Patoloji Teorisine (Dört vücut sıvısı teorisi) göre, insan ruh halleri, kan, sarı safra, kara safra ve balgam olmak üzere dört vücut sıvısından birinin dengesizliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Galen, bu teoriyi ve insan mizaçlarının sınıflandırılmasını desteklemiştir.[103] Galen'e göre, her bir sıvının dengesizliği belirli bir insan mizacıyla ilişkilidir

  • Kan – sanguin (neşeli),
  • Kara safra – melankolik (hüzünlü),
  • Sarı safra – kolerik (öfkeli),
  • Balgam – flegmatik (soğukkanlı).

Örneğin, kanlı bireyler dışa dönük ve sosyaldir; sarı safralı insanlar enerji, tutku ve karizmaya sahiptir; kara safralı insanlar yaratıcı, nazik ve düşüncelidir; ve balgamlı insanlar güvenilirlik, nezaket ve şefkat ile karakterize edilir.[44]

Galen'de, humoral teori esasen patolojide bir rol oynar; buna karşılık, bu teori geç dönem Galenizm'de merkezi bir konum kazanacaktır. O, tıbbi teorilerin evrensel bir niteliğe sahip olması gerektiğini, ancak bu teorilerin her zaman bireysel vakalara uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.[104] Nedenlere ulaşmak için akıl yürütme yolunu tercih etmiştir. Nedensel analize büyük bir ilgi göstermiş ve bu konuda birçok eser kaleme almıştır. Ona göre iki tür neden bulunmaktadır: devamlılığın bozulması ve diskraziler. Devamlılığın bozulması, yaralar ya da ülser gibi deriyi yok eden rahatsızlıkları ifade ederken,[89] diskraziler, dokulardaki, pneumada ya da doğuştan gelen ısıdaki dört özelliğin (sıcaklık, soğukluk, kuruluk, nem) dengesizliğinden kaynaklanır. Hastalık, bu işlevlerin zarar görmesinden kaynaklanır; bunun sonucu olarak vücudun doğal işlevleri ya doğru bir şekilde yerine getirilmez ya da tamamen durur. Hastalık, soğukluk, sıcaklık, kuruluk ya da nem dengesizliğinden kaynaklanıyorsa, tedavi sebebin tersine bir etki yaratılarak yapılır. Örneğin, bir soğuma durumunu ısıtarak, fazla nemi ise kurutarak tedavi etmek gerekir.[105] Galen, ruh ve onun rahatsızlıkları için de aynı türden açıklamalar yapmıştır. Ancak her zaman, tedaviye yönelik genel kuralları hastasının özel koşullarına göre uyarlamayı bilmiştir. Hekim, hastanın yaşını, cinsiyetini, bünyesini, yaşam tarzını ve çevresel faktörleri dikkate almalıdır.[105]

Galen'e göre, teşhisin iki ana göstergesi hastanın idrar durumu ve nabzıdır. Bunun yanı sıra dışkı, kusmuk gibi diğer göstergelere de başvurmuş, cinsiyet farkını ve çevrenin etkisini de dikkate almıştır. Gözlemlenebilir unsurlardan hareketle, gözlemlenemeyen unsurların da çıkarılabileceğini savunmuş, bu konuda Anaksagoras, Demokritos ve hekim Diokles’i takip etmiştir.

Temelde, bir hekim üç ana tedavi yöntemine sahiptir: diyet, farmakoloji ve cerrahi.

Diyet, Hipokrat için önemli bir konu olmuştur. Sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesi amacıyla bir araç olarak kullanılmıştır. Hipokrat’ın izinden giden Galen, Hijyen üzerine yazdığı büyük eserinde[106] (ve diğer birçok eserinde), diyetle sadece yiyecek ve içecekleri değil; uyku ve uyanıklık sürelerini, egzersizleri, dinlenmeyi, cinsel aktiviteleri, banyoları ve masajları, yani günümüzde "sağlıklı yaşam tarzı" olarak adlandırılabilecek her şeyi kapsayan bir konsept sunmuştur. Duruma göre, hastasına kilo verme ya da kilo alma, kurutma ya da nemlendirme, ısıtma ya da soğutma diyetleri ya da fazla vücut sıvılarını boşaltma veya yeniden yapılandırma önerileri sunmuştur.[107][108]

Diyetin yeterli olmadığı durumlarda, Yunan hekimi ilaçlara başvurmuştur. Metodik yaklaşımıyla tanınan Galen, teoriyi (logos) ve deneyimi (empeiria) bir araya getirerek farmakolojinin temellerini açık bir şekilde atmıştır. Bu tıp alanına yaklaşık 3.500 sayfa ayırmış[35] ve bu konuda önemli katkılarda bulunmuştur. Katkıları o kadar etkili olmuştur ki, ismi eczacılar tarafından hekimlerden daha fazla onurlandırılmıştır. Tıpkı bir önceki yüzyılda Dioskurides gibi, Galen de kendi kişisel deneyimleriyle tamamladığı dönemin temel bilgilerini toplamıştır.

Tıp ve eczacılıkta "galenik" sıfatı, yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra Fransızca'da (1581 yılında Nicolas de Nancel tarafından) ortaya çıkmıştır.[109] 17. yüzyılda kimyasal analizdeki ilerlemeler, bitkisel ilaçlardan etken maddeye (örneğin, Digitalis bitkisinden Digitoksin'e) geçişi mümkün kılmıştır. Eczacı ve kimyager Nicolas Lemery, doğal maddelerden yapılan galenik eczacılığı, kimyasal olarak bilinen ve test edilen aktif bileşenleri kullanan kimyasal eczacılıktan ayırmıştır.

Galen'in döneminde "farmakoloji" terimi mevcut değildi; bu terim 18. yüzyıl Avrupa bilim dünyasında ortaya çıkmıştır.[110] Eski Yunanca’da fármaka (φάρμακα), "ilaç veya uyuşturucu" (yararlı veya zehirli) anlamına gelirken, pharmakopôlês (φαρμακοπώλης) "ilaç satıcısı", rhizotomos (ῥιζοτόμος) ise "kök kesici" (bitki toplayıcı) anlamına geliyordu. Galen, bitki toplayıcılar (rhizotomos) ya da ilaç satıcıları (pharmakopôlês) tarafından geliştirilen ve etkili olduğunu kabul ettiği ilaç tariflerini aktarmış; ancak esas olarak Dioskorides’in doğal ilaçlarla ilgili eserinden faydalanmıştır.[111][112] Dioskorides’in 800’den fazla detaylı tarifini içeren bu eseri, Yunan dilinde yazılmıştır ve Latince adı De Materia Medica (Grekçe: Περὶ ὕλης ἰατρικῆς, Peri hulēs iatrikēs) olarak bilinmektedir. "Tıbbi Malzeme Üzerine" anlamına gelmektedir.[113]

Galen'e göre, bir ilacın etkinliği, Aristoteles'in "potansiyel güçler" (dunameis) olarak adlandırdığı doğuştan gelen gücünden kaynaklanır. Örneğin, sıcak bir fármaka vücudu ısıtır ve soğuk fazlalığından kaynaklanan hastalıklarda uygun bir tedavi yöntemi olur. Galen'e göre, tıpkı Aristoteles gibi, nitelikler aktif (sıcak ve soğuk) ya da pasif (kuru ve nemli) olarak sınıflandırılır ve her madde bir aktif ve bir pasif niteliğin karışımıdır (örneğin, sıcak-kuru).[111] Bir ilacın niteliği yalnızca organizma üzerindeki etkisiyle belirlenebilir. Örneğin, karabiber dokunulduğunda soğuk olsa da tadında sıcak bir etki yaratır veya vücudu ısıtır. Ayrıca, bir ilacın nitelikleri yoğunluk ölçeğinde değerlendirilir: zayıf, belirgin, güçlü ve çok güçlü.

Galen, doğanın ham halde sunduğu basit ilaçlar ile birden fazla basit ilacın birleşimi sonucu oluşan bileşik ilaçları birbirinden ayırır.[112] Galen, Basit İlaçların Güçleri [ve Karışımları] Üzerine adlı eserinde, dört hılt teorisinin farmakolojiye uygulanmasını açıklar. Eserin VI-XI kitapları, bitkiler, topraklar, mineraller ve hayvansal ürünlerden oluşan geniş bir ilaç kataloğu sunar. Bu eserinde, 440 bitki ve 250 diğer tıbbi maddeyi tanımlar; her biri için nasıl elde edileceği, saklanacağı ve kullanılacağına dair açıklamalar yapar. Ancak, bu maddelerin sadece üçte biri için yoğunluklarına ilişkin bilgi verir.

Galen, diğer iki eserindeyse,[114][115] eski dönemlerden aldığı reçetelerin açıklamalı bir derlemesini sunar. Ayrıca, antidotlar ve tiryak (zehir panzehirleri) üzerine yazılar yazmıştırn.[116] Tiryak'ın 42 bileşeninin listesini verir. Galen, ilaçların etkinlik teorisinin sadece basit ilaçlara iyi şekilde uygulandığını kabul eder. Bileşik ilaçların gücünü değerlendirirken, gelenek, kişisel deneyim ve bileşenlerini oluşturan basit ilaçların özelliklerine başvurur. “Bazen bazı ilaçların yalnızca akıl [logos] yoluyla, bazılarının yalnızca deneyim [peira] ile ve bazılarının ise her ikisi ile keşfedildiği sizlere defalarca gösterilmiştir” der.[116] Galen, ilaçların etkinliğini açıklayan, fizyolojisi, patolojisi ve terapötik yaklaşımı ile uyumlu ilk teorik sistemi önermiştir. Bu teorik yapı, bazı içsel eksiklikler barındırsa da (Galen bu eksikliklerin farkındadır), farmakolojinin temelini atma konusunda önemli bir girişimdir. Bu yapı, Dioskorides'in basit ilaçlara dair tanımlarını çok ötesine taşır. Bilimsel ilerlemeler daha sonra bu modelin tamamen hatalı olduğunu gösterecek olsa da, bu yaklaşım, Yunan bilim anlayışının temel özelliklerinden birini mükemmel bir şekilde yansıtır: gözlemlenenleri anlama ve açıklama arzusu. Bu arzu, dogmatizmin tamamen reddi ile birleştiğinde, Rönesans’tan itibaren modern bilimin ortaya çıkışını mümkün kılmıştır. Ancak, canlı maddeyi anlamak için doğanın geri kalanının kimyasına dair önemli ilerlemeler gereklidir.

Galen, insan hastalar üzerinde operasyonlar gerçekleştiren yetenekli bir cerrahtı. Beyin ve göz üzerinde gerçekleştirdiği prosedürler ve teknikler gibi birçok uygulaması yüzyıllar boyunca tekrar kullanılmamıştır.[12] Galen’in cerrahi deneyleri, canlı hayvanların atardamarlarının bağlanmasını da içermekteydi.[117] 20. yüzyıldaki birçok tarihçi, Galen’in göz merceğini tam olarak gözün merkezinde olduğunu düşündüğünü iddia etmiş olsa da, Galen aslında kristal merceğin insan gözünün ön kısmında bulunduğunu doğru bir şekilde anlamıştı.[118]

Galen, tedavi yöntemlerinde kan almayı (Flebotomi) ön planda tutmasıyla bilinir. Bu konuda dört eser kaleme almıştır,[119] bunlardan biri "Kan Alarak Tedavi" adını taşır.[120] Kan alma, Hipokrat dönemi Yunanistan'ında (MÖ. 5. yüzyıl) uygulanan bir yöntemdi, ancak yaygın bir uygulama olup olmadığı bilinmemektedir. Daha sonra İskenderiyeli hekim Erasistratos (MÖ. 320-250), kan almanın zararlarını savunmuş ve bunun yerine hafif bir diyet ve biraz egzersizi önermiştir. Dört buçuk yüzyıl sonra Galen, Erasistratos ve Roma'daki takipçilerine karşı birçok eserde sert eleştirilerde bulunmuştur.[121] Galen ve Erasistratos, ateşlerin nedeninin vücut sıvılarındaki fazlalık olduğunda hemfikirdir, ancak tedavi yöntemleri konusunda farklılık göstermişlerdir. Erasistratos üç günlük bir açlık önerirken, Galen kan almayı, hatta bayılma noktasına kadar bu yöntemi uygulamayı tercih etmiştir. Ancak Galen, her zaman ölçülü davranmayı tavsiye etmiş ve hastanın durumuna göre müdahaleyi ayarlamanın önemini vurgulamıştır.[96]

Galen ayrıca tümör çıkarma, mesanedeki taşların alınması, varislerin ameliyatı gibi küçük operasyonlar da yapmıştır. Galen'in gladyatörlerin doktoru olarak edindiği tecrübe, yaraları dikme, ok uçlarını çıkarma ve hatta ampütasyon gibi cerrahi işlemleri kapsıyordu.[122]

Son olarak, Galen çıkıkların ve kırıkların düzeltilmesi, bandajlar ve ateller kullanımı gibi alanlarda da önemli deneyimlere sahipti. Riskli operasyonlar, örneğin kafatasını delmek için kullanılan matkaplar ya da nazal poliplerin alınması gibi hassas işlemleri de gerçekleştirmiştir.

  • Zihin-Beden Problemi

Galen, zihinsel ve fiziksel olan arasında kesin bir ayrım olmadığını savunmuştur.[23][93] Bu, o dönemde tartışmalı bir argümandı ve Galen, zihnin ve bedenin ayrı yetiler olmadığına inanan bazı Yunan felsefe okullarıyla aynı görüşü paylaşmıştır.[72] Bunun bilimsel olarak kanıtlanabileceğini düşünmüştür.[93] Bu düşünce, Galen'in Stoacılarla olan karşıtlığının en belirgin hale geldiği noktadır.[91] Galen, bedenin içinde belirli işlevlerden sorumlu organlar önererek bu savını desteklemiştir. Galen'e göre, Stoacıların zihin ve bedenin ayrı olduğu iddialarına yönelik bilimsel bir gerekçe sunamaması, bu iddialarını geçersiz kılmıştır. Bu nedenle, bu konuya karşı güçlü bir şekilde konuşmuştur.[93] Galen'in psikolojik yazılarında ruh-beden ilişkisi üzerine yoğun bir akademik tartışma bulunmaktadır.[23] Galen, kısa eseri Quod Animi Mores Corporis Temperamenta Sequantur’de, ruhun bedenin karışımlarını "takip ettiğini" ve ruhun bedenin bir karışımı olduğunu belirtir.[94] Akademisyenler, bu iddiaları uzlaştırmak için farklı yollar önermiş ve Galen'in zihin felsefesine materyalist bir yorum getirmiştir. Bu materyalist yoruma göre, Galen ruhu bedenin karışımlarıyla özdeşleştirmiştir.[123]

  • Psikoterapi

Galen'in önemli eserlerinden biri olan De Animi Cuiuslibet Peccatorum Dignotione et Curatione (Ruhun Tutkularının Tanısı ve Tedavisi Üzerine)[124], psikolojik problemlere nasıl yaklaşılacağı ve tedavi edileceği üzerine tartışır.[125][126] Bu eser, Galen'in ileride psikoterapi olarak adlandırılacak olan alanla ilgili ilk girişimlerinden biridir. Kitap, psikolojik sorunları olan bireylere nasıl danışmanlık yapılacağı, bu kişilerin en derin tutkularını ve sırlarını açığa çıkarmalarını sağlayacak yöntemler ve nihayetinde onları zihinsel yetersizliklerinden nasıl kurtaracağına dair talimatlar içermektedir. Galen'e göre, bu süreci yöneten birey ya da terapist, tercihen yaşça büyük, bilge ve tutkuların kontrolünden uzak bir erkek olmalıdır.[126] Galen, insanların yaşadığı psikolojik problemlerin, bu tutkular tarafından tetiklendiğini savunmuştur.

Galen'in çalışmalarının ana odağı tıp, anatomi ve fizyoloji olsa da, kendisi mantık ve felsefe üzerine de yazılar kaleme almıştır. Yazıları, Platon, Aristoteles, Stoacılar ve Fironistler gibi önceki Yunan ve Roma düşünürlerinden etkilenmiştir. Galen, felsefi düşünceyi tıbbi uygulamayla birleştirmeye önem vermiştir. Bu yaklaşımı, Quod Optimus Medicus Sit Quoque Philosophus (En İyi Hekimin Aynı Zamanda Filozof Olması Gerektiği Üzerine) adlı kısa eserinde açıkça görülmektedir.[127] Burada her düşünce ekolünden unsurları alıp kendi özgün fikirleriyle birleştirmiştir.

Galen'in yaşadığı dönemde tıbbi alanda çeşitli düşünce okulları bulunmaktaydı. Bunların başlıcaları: Ampiristler ve Rasyonalistler (aynı zamanda Dogmatistler veya Filozoflar olarak da bilinir) iken, Metodistler daha küçük bir grubu oluşturuyordu. Ampiristler, tıp disiplininde fiziksel uygulama ve deneyimi ya da "aktif öğrenmeyi" vurgulamışlardır. Ampiristlere doğrudan karşıt olan Rasyonalistler ise tıpta ilerleme adına yeni teoriler geliştirebilmek için yerleşik öğretilerin incelenmesine değer vermiştir. Metodistler ise bir tür orta yol oluşturmuştur; Ampiristler kadar deneysel olmadıkları gibi Rasyonalistler kadar teorik de değillerdi. Metodistler, daha çok saf gözlemi tercih ederek, hastalıkların doğal seyrini incelemeye ilgi göstermiş, tedavi arayışına daha az önem vermişlerdir. Galen, eğitiminde Platoncular, Peripatetikler, Stoacılar, Epikürcüler ve Fironistler gibi beş büyük düşünce ekolüne maruz kalmış, hem Rasyonalist hem de Ampirist öğretmenlerden ders almıştır.

Öte yandan felsefe ile de uğraşan Galen'in kafasında şekillenen düşünceler yeni yeni belirmekte olan Hristiyanlık ile bağdaşıyordu. Bu nedenle Galen'in ilmî araştırma ve tezleri kilise tarafından kabul görmüştür. İslam Ansiklopedisi'nin Callinus makalesine göre, "Galen, yoktan yaran tanrı (creatio ex nihilo) görüşünü eleştirmiş, üreten tanrı ya da mimar tanrı (demiurgos) görüşünü savunmuştur".

Stoacılara karşı çıkış

Galen, tıp ve dolaşım sistemi alanındaki ilerlemeleriyle tanınsa da, aynı zamanda felsefeyle de yakından ilgilenmiştir. Platon'un örneğini takip ederek kendi üç bölümlü ruh modelini geliştirmiştir; bu nedenle bazı akademisyenler kendisini bir Platoncu olarak tanımlar.[91] Galen, insandaki sıvı dolaşımı anlayışına dayanan bir kişilik teorisi geliştirmiş ve zihinsel rahatsızlıkların fizyolojik bir temele sahip olduğuna inanmıştır.[126] Galen, birçok teorisini "pneuma (πνεῦμα)" (nefs/ruh) ile ilişkilendirmiş ve Stoacıların pneuma tanımı ile kullanımına karşı çıkmıştır. Galen'e göre Stoacılar, psikenin ya da zihnin işlevlerinin yerelleştirilmesi konusunda güvenilir bir yanıt verememiştir. Galen, tıbbi bilgisini kullanarak daha iyi bir cevap bulduğuna inanmış ve bu cevabın beyin olduğunu savunmuştur. Stoacılar, ruhun yalnızca tek bir kısmı olduğunu, bunun da akılcı ruh (rasyonel ruh) olduğunu iddia etmiş ve bu kısmın kalpte bulunacağını ileri sürmüşlerdir. Galen ise Platon'un fikrini takip ederek, ruha iki yeni kısım daha eklemiştir.[91]

Ayrıca Galen, Stoacı önerme mantığını reddetmiş ve onun yerine Aristotelesçi mantığın unsurlarına dayanan, Peripatetiklerden güçlü bir şekilde etkilenmiş bir koşullu kıyaslama mantığını benimsemiştir.[128]

Yayınlanmış eserleri

[değiştir | kaynağı değiştir]
De Curandi Ratione

Galen, antik dönemdeki yazarlar arasında en fazla eser üreten kişilerden biri olabilir; eser miktarı, Hippolu Augustinus'un eserleriyle yarışacak düzeydedir.[129] Galen'in üretkenliği o kadar fazlaydı ki, günümüze ulaşan metinler, antik Yunan'dan kalan tüm edebiyatın neredeyse yarısını oluşturmaktadır.[45][129] Aktarılanlara göre, Galen, sözlerinin yazıya geçirilmesi için yirmi kâtip kullanmıştır.[130] Galen, yaklaşık 500 risale yazmış olabilir ve bu eserlerin toplam uzunluğu yaklaşık 10 milyon kelimeye ulaşmış olabilir. Günümüze ulaşan eserleri yaklaşık 3 milyon kelimeden oluşsa da,[131] bu, onun tüm yazılarının üçte birinden daha azını temsil etmektedir. M.S. 191 veya daha muhtemel olarak 192 yılında Templum Pacis (Türkçe: Barış tapınağı)’nda çıkan bir yangın, özellikle felsefe üzerine olan eserleri başta olmak üzere, Galen’in birçok eserini yok etmiştir.[132] Véronique Boudon-Millot, Galen külliyatının yalnızca dörtte birinin Yunanca olarak bize ulaştığını, “geniş bölümlerin yalnızca Arapça veya Latince çevirilerde hayatta kaldığını ya da tamamen kaybolduğunu” belirtir.[41] Günümüze ulaşan Galen'e ait metinler, Homeros’tan başlayarak 2. yüzyıla kadar gelen dönemde yazılmış tüm Yunanca metinlerin sekizde birini oluşturur.[133]

Pergameni De Hippocratis et Platonis decretis

Galen'in eserleri antik dönemde Latinceye çevrilmediği için ve Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşü nedeniyle, Galen’in çalışmaları ve genel olarak Yunan tıp geleneği, Erken Orta Çağ’da Batı Avrupa’da gözden düşmüştür; bu dönemde çok az sayıda Latin bilgin, Yunanca okuyabiliyordu. Ancak genel olarak Galen ve antik Yunan tıp geleneği, Doğu Roma İmparatorluğu’nda (Bizans İmparatorluğu olarak da bilinir) incelenmeye ve takip edilmeye devam etmiştir. Galen’in günümüze ulaşan tüm Yunanca el yazmaları Bizanslı bilginler tarafından kopyalanmıştır.

Abbasi döneminde (MS 750’den sonra) Arap Müslümanlar, Yunan bilimsel ve tıbbi metinlerine ilk kez ilgi göstermeye başlamış ve Galen’in bazı metinlerini, genellikle Süryani Hristiyan bilginler tarafından Arapçaya çevirmişlerdir. Sonuç olarak, Galen’in bazı metinleri yalnızca Arapça çeviri olarak mevcuttur,[134] bazıları ise yalnızca Arapçadan yapılan Orta Çağ Latince çevirilerinde bulunmaktadır. Bazı durumlarda, orijinali kaybolmuş metinler için, Latince veya Arapçadan tekrar Yunancaya çeviri yapmaya çalışan araştırmacılar olmuştur.[129][135][136] Herophilos gibi bazı antik kaynaklar için Galen’in onların çalışmalarına dair verdiği bilgiler, günümüze kalan tek kayıt niteliğindedir.

Daha kendi döneminde bile, sahte metinler ve kötü niyetli düzenlemeler Galen’in eserleri için bir sorun oluşturuyordu. Bu durum, Galen’i Περὶ τῶν ἰδίων βιβλίων "De Libris Propriis" (Kendi Kitaplarım) adlı eserini yazmaya sevk etmiştir.[137] Latince, Arapça veya Yunanca sahte eserler Rönesans'a kadar devam etmiştir. Galen'in bazı risaleleri yıllar içinde birçok farklı başlık altında yayımlanmıştır. Kaynaklar genellikle ulaşılması zor ve az bilinen dergi veya arşivlerde bulunmaktadır. Eserler Yunanca yazılmış olmasına rağmen, konvansiyon gereği Latince başlıklarla anılmaktadır ve genellikle bu başlıkların yalnızca kısaltmaları kullanılmaktadır. Galen'in çalışmalarının tek bir otoriter derlemesi bulunmamaktadır ve ona atfedilen birçok eserin otantikliği hakkında tartışmalar devam etmektedir. Bu nedenle, Galen'in çalışmaları üzerine yapılan araştırmalar genellikle zorluklarla doludur.[33][129]

Galen'in geniş eser koleksiyonunu sınıflandırmak için çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Örneğin; John Redman Coxe(1846), bir Prolegomena (προλεγόμενον) veya giriş kitaplarıyla başlayan ve 7 kategoride sınıflandırılan eser listesini sunmuştur:

  • Eczacılık (10 cilt),
  • Etyoloji (19 cilt),
  • Fizyoloji (28 cilt),
  • Hijyen (12 cilt),
  • Kan Alma (4 cilt)
  • Semiyotik (14 cilt),
  • Tedavi (17 cilt).

Ayrıca, 4 özdeyiş kitabı ve sahte eserler de eklenmiştir.[138]

Galen'in yazılarının en kapsamlı derlemesi, modern projelerden Corpus Medicorum Graecorum/Latinorum’u bile aşan, 1821 ile 1833 yılları arasında Leipzig’de Karl Gottlob Kühn tarafından derlenmiş ve çevrilmiştir.[129] Bu koleksiyon, Yunanca orijinal metinlerden Latinceye çevrilmiş 122 Galen risalesinden oluşmaktadır (metin her iki dilde de sunulmuştur). 20.000’den fazla sayfa içeren bu derleme, 22 cilt halinde düzenlenmiştir ve 676 dizin sayfası bulunmaktadır.[63] Ancak bu eserlerin yalnızca küçük bir kısmı günümüzde modern bir dile çevrilmiştir.[63] Ancak, Galen’in en son keşfedilen metinlerinden biri ise 2000’li yıllarda ortaya çıkarılmıştır.[139]

Galen’in eserlerinin birçoğu, 1972’de başlatılan dijital Yunan edebiyat kütüphanesi olan Thesaurus Linguae Graecae’ye dahildir.[140] Bir diğer faydalı modern kaynak ise Fransız Bibliothèque interuniversitaire de médecine (BIUM) arşividir.[141]

Geç Antik Çağ

Galen, kendi zamanında hem hekim hem de filozof olarak efsanevi bir üne sahipti.[142] Aynı dönemde, Bizanslı Theodotus, Athenaeus ve Aphrodisiaslı Alexander gibi diğer Yunan yazarlar da Galen'in itibarını doğrulamaktadır. 7. yüzyıl şairi Georgios Pisidis, İsa’yı ikinci ve ihmal edilmiş bir Galen olarak nitelendirecek kadar ileri gitmiştir.[143] Galen, Bizans, Arap dünyası ve Avrupa'da tıp teorisi ve pratiği üzerinde 17. yüzyılın ortalarına kadar önemli bir etki göstermeye devam etmiştir.[144] Galen’den birkaç yüzyıl sonra, Palladius Iatrosophista, Hipokrat üzerine yazdığı yorumunda, "Hipokrat ekti, Galen biçti," demiştir.

Galen, kendisinden önceki çalışmaların özetini yapmış ve onları sentezlemiştir. Yunan tıbbı, sonraki kuşaklara Galen'in kelimeleriyle (Galenizm) aktarılmıştır; bu şekilde, Galenizm, Yunan tıbbının dünyaya tanıtılma aracı haline gelmiştir. Çoğu zaman bu, Galen'in önceki çalışmaları yeniden ifade edip yeniden yorumlaması şeklinde olmuştur. Örneğin, Nisibisli Magnus’un 4. yüzyılda idrar üzerine yazdığı çalışması, daha sonra Arapçaya çevrilmiştir.[145] Ancak, Galen’in katkılarının tam önemi, ölümünden çok sonra fark edilmiştir.[144] Galen'in etkileyici hitabeti ve üretkenliği, öğrenilecek başka bir şey kalmadığı izlenimini verecek kadar güçlüydü. Bu nedenle, Galenizm terimi, geç antik çağda tıbbı dönüştüren ancak sonraki düşünceyi hem olumlu hem de olumsuz bir anlam kazanmıştır.[144]

Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Galen’in çalışmaları ve diğer Yunan eserleri, Batı’da neredeyse tamamen ortadan kaybolmuştur. Buna karşın, Yunanca konuşulan Roma İmparatorluğu’nun (Bizans) doğu yarısında, Oribasius gibi sonraki yüzyılların yorumcuları, Galen’in eserlerini korumuş ve yaygınlaştırmıştır. Oribasius, 4. yüzyılda İmparator Julian’ın hekimi olarak Synopsis adlı bir derleme yapmıştır. Bu yazarlar, Galen’in eserlerini daha erişilebilir hale getirmiştir. Nutton, bu yazarları "antik çağın tıbbi soğutucuları" olarak tanımlamaktadır.[142]

Geç antik dönemde, tıbbi yazılar, pratikten ziyade giderek teorik bir yöne kaymıştır. Birçok yazar, sadece Galenizm'i tartışmakla yetinmiştir. Nisibisli Magnus, yalnızca teorisyen bir yazar olduğu gibi, İskenderiyeli John ve Ravenna'lı Agnellus da Galen'in De Sectis üzerine dersler vermiştir.[146] Galenizm o kadar güçlüydü ki, diğer yazarlar, özellikle Hippokrates, Galen'in gözünden görülmeye başlanmış ve Galen'in karşıtları marjinalleştirilmiştir. Ayrıca Asclepiadizm gibi diğer tıbbi mezhepler yavaş yavaş ortadan kaybolmuştur.[145]

Yunan tıbbı, Yunan kültürünün bir parçasıydı ve Süryani Hristiyanlar, Doğu Roma İmparatorluğu'nun Suriye ve Batı Mezopotamya'yı yönettiği dönemde bu kültürle temas kurmuşlardır. Bu bölgeler, 7. yüzyılda Araplar tarafından fethedilmiştir. 750 yılından sonra Süryani Hristiyanlar, Galen'in eserlerinin ilk çevirilerini Süryaniceye ve Arapçaya yapmışlardır. Bu dönemden itibaren, Galen ve genel olarak Yunan tıp geleneği, Orta Çağ ve erken modern İslam dünyasında benimsenmiştir. Edessalı Job'un, Galen'in 36 eserini Süryaniceye çevirdiği söylenmektedir. Bu eserlerden bazıları, daha sonra Huneyn bin İshak tarafından Arapçaya çevrilmiştir.[145]

Orta Çağ - İslam Dünyası

Galen'in "Isagogi" kitabı - Huneyn bin İshak tarafından tercüme edilmiştir.

Galen'in tıbba yaklaşımı, İslam dünyasında etkili olmuş ve etkisini günümüzde de sürdürmektedir. Galen'in eserlerini Arapçaya çeviren ilk önemli kişi, Arap Hristiyan tercüman Huneyn bin İshak’tır. Huneyn, yaklaşık 830–870 yılları arasında "Calinos" adıyla anılan 129 eseri Arapçaya çevirmiştir.[147] Muhammed bin Zekeriya er-Razi (MS 865–925) gibi Arap kaynakları, Galen'e ait yeni ya da nispeten erişilemeyen eserlerin keşfi için önemli kaynaklar olmaya devam etmektedir.[136] Huneyn'in Arapça çevirilerinden biri olan Kitab ila Aglooqan fi Shifa al Amrad, İbn Sina Orta Çağ Tıp ve Bilim Akademisi Kütüphanesi'nde bulunan bir eserdir ve Galen'in edebi eserleri arasında başyapıt olarak kabul edilmektedir. Galen'in İskenderiye özetlerinden bir bölüm olan bu 10. yüzyıla ait el yazması, iki bölümden oluşmaktadır ve çeşitli ateş türleri ile vücuttaki farklı inflamasyon durumlarla ilgili ayrıntılar içermektedir. Daha önemlisi, bu eserde hem bitkisel hem de hayvansal kökenli Greko-Romen dönemde kullanılan 150'den fazla tek ve birleşik formülasyonun ayrıntıları bulunmaktadır. Bu kitap, Yunan ve Roma dönemlerindeki tedavi geleneklerini ve yöntemlerini anlamaya dair bir bakış sunmaktadır.

Er-Razi'nin Şüpheler Kitabı (Doubts on Galen) gibi eserlerinden ve İbn Zühr ile İbnü'n-Nefîs gibi hekimlerin yazılarından da anlaşılacağı üzere, Galen'in eserleri sorgulanmadan kabul edilmemiş, aksine yeni araştırmalar için meydan okunabilir bir temel olarak ele alınmıştır.[148] Deney ve gözleme büyük önem veren İslam dünyası hekimleri, Galen'in teorilerini hem karşılaştırmış hem de yeni sonuç ve gözlemleri onun çalışmalarıyla birleştirmiştir. Er-Razi, Ali bin Abbas el-Mecusi, Ebu’l Kasım el-Zehravi, İbn Sina (Avicenna), İbn Zühr ve İbnü'n-Nefîs gibi yazarlar bu yöntemleri izlemiştir. Örneğin, İbnü'n-Nefîs'in küçük kan dolaşımını keşfetmesi, Galen'in kalp üzerine olan teorisiyle çelişmiştir.[149]

Galen'in eserlerinin, özellikle de hıltlar teorisinin, etkisi modern Yunanı tıbbında güçlü bir şekilde devam etmektedir. Günümüzde İslam kültürüyle yakından özdeşleşen bu tıp yöntemi, Hindistan'dan (resmi olarak tanındığı yer) Fas'a kadar yaygın şekilde uygulanmaktadır. Maimonides de Galen'den etkilenmiş, tıbbi eserlerinde onu en çok alıntılayan kişi olmuştur ve Galen'i tüm zamanların en büyük hekimi olarak görmüştür.[150][151] Hindistan'da birçok Hindu hekim, Farsça ve Urduca öğrenmiş ve Galenik tıbbı incelemiştir. Hindu hekimler arasındaki bu çalışma eğilimi 17. yüzyılda başlamış ve 20. yüzyılın başlarına kadar devam etmiştir.[152]

Orta Çağ

11. yüzyıldan itibaren İslam tıbbına ait Latince çeviriler Batı'da ortaya çıkmaya başlamış, Salerno Tıp Okulu'nun etkisiyle birlikte Napoli ve Montpellier üniversitelerinin müfredatlarına dahil edilmiştir. Bu dönemden itibaren Galenizm, tartışılmaz bir otorite haline gelmiştir.[152] Hipokrat ve Galen'in eserlerini Arapçadan çevirenler arasında Afrikalı Konstantin da yer almıştır. Bu dönemde Arapça metinlerin daha fazla sayıda çevrilmesine karşın, Galen'in bazı eserleri doğrudan Yunancadan Latinceye de çevrilmiştir. Örneğin, Pisa’lı Burgundio De complexionibus eserini Yunancadan çevirmiştir. Galen'in anatomi ve tıp üzerine olan eserleri, İbn Sina'nın Galen'in çalışmalarını detaylandırdığı El-Kanun fi’t-Tıb adlı eseriyle birlikte, Orta Çağ üniversitelerindeki hekimlerin temel ders kitapları arasında yer almıştır.

Putperest Roma'nın aksine, Hristiyan Avrupa'da insan bedeninin diseksiyonu ve otopsisine evrensel bir yasak uygulanmamış, en azından 13. yüzyıldan itibaren düzenli olarak bu tür incelemeler gerçekleştirilmiştir.[153][154] Ancak Galen'in etkisi o kadar büyüktü ki, diseksiyonlar sırasında Galen'in anatomisiyle uyuşmayan anomaliler keşfedildiğinde, hekimler genellikle bu bulguları Galenik sisteme uyarlamaya çalışmışlardır. Bunun bir örneği, yazılarında ilkel bir kan dolaşımını tanımlayan ancak sol karıncıkta hava bulunması gerektiğini savunmaya devam eden Mondino de Liuzzi'dir. Bazıları bu farklılıkları, insan anatomisinin Galen'in zamanından bu yana değiştiğinin bir kanıtı olarak göstermiştir.[155]

Galen'in eserlerini Latinceye çeviren en önemli isim, birkaç yılını Galen üzerine çalışarak geçiren Niccolò di Deoprepio da Reggio olmuştur. Niccolò, Napoli Kralı Robert'in hüküm sürdüğü Angevin Sarayı'nda çalışmıştır. Niccolò'nun çevirileri arasında, orijinal metni kaybolmuş olan bir Galen tıbbi risalesinden bir bölüm de bulunmaktadır.[156]

Rönesans

Galen'in eserlerinin Latince çevirilerden oluşan ilk kapsamlı baskısı, 1490 yılında Brescia’lı Diomede Bonardo tarafından düzenlenmiş ve Venedik’te Filippo Pinzi tarafından basılmıştır.[157]

Rönesans ve Bizans İmparatorluğu'nun düşüşü (1453), Batı'ya Yunan bilginleri ve el yazmalarının akınını beraberinde getirerek, Galen'in Arapça yorumları ile orijinal Yunanca metinleri arasında doğrudan bir karşılaştırma yapılmasına olanak tanımıştır. Bu yeni bilgi akışı ve Hümanizm hareketi, özellikle Linacre'ın çalışmaları, Galen'i Latince bilimsel kanona dahil ederek De Naturalibus Facultatibus'in 1523'te Londra'da yayımlanmasıyla klasik hümaniter bilimlerin (literae humaniores) tanıtılmasını desteklemiştir. Tıp bilimindeki tartışmalar, daha muhafazakâr Arap geleneği ve daha liberal Yunan geleneği olmak üzere iki farklı yaklaşımda yürütülmeye başlanmıştır.[50] Daha radikal liberal hareketler, Paracelsus'un Basel'deki tıp okulunda İbn Sina ve Galen'in eserlerini sembolik olarak yakması gibi, otoritenin tıptaki rolünü sorgulamaya başlamıştır. Ancak Galen'in, bin yıl boyunca büyük düşünürler arasındaki üstünlüğü, 16. yüzyılda Aynoroz Dağı'ndaki Büyük Lavra'nın yemekhanesinde bulunan bir freskte açıkça görülmektedir. Freskte Galen, Jesse Ağacı'nın dibinde Sibyl ve Aristoteles'in arasında yer almaktadır.[145]

Galenizm'in nihai yenilgisi, Paracelsus'un olumsuz eleştirileri ve 16. yüzyıldaki İtalyan Rönesansı anatomistlerinin, özellikle Vesalius'un yapıcı yaklaşımlarının bir birleşimiyle gerçekleşmiştir. 1530’larda, Flaman anatomist ve hekim Andreas Vesalius, Galen’in birçok Yunanca metnini Latinceye çevirmek için bir projeye başlamıştır. Vesalius’un en ünlü eseri olan De Humani Corporis Fabrica, Galenik yazılar ve formlardan büyük ölçüde etkilenmiştir. Vesalius, Galen’in yöntemlerini ve görüşlerini eleştirel bir şekilde incelemek amacıyla, doğrulama yöntemi olarak insan kadavrası diseksiyonuna yönelmiştir. Vesalius, Galen’in yazılarında maymunlarda bulunan ancak insanlarda bulunmayan anatomik detayları tasvir ettiğini göstermiş ve Galen’in sınırlamalarını kitaplar ve uygulamalı demonstrasyonlarla ortaya koymuştur. Bu durum, Jacobus Sylvius gibi ortodoks Galencilerden şiddetli bir muhalefet görmüştür.

Galen, insan diseksiyonunun yasak olduğu bir dönemde maymunları gözlemleyerek vücudun görünümünü anlattığını belirtmiştir. Bu nedenle Vesalius, Galen’in doğrudan gözlemi tanımlama yöntemini kullanarak insan vücudunun tam detaylarını kaydetme çabası içinde olduğunu gösterebilmiştir. Galen, maymun anatomisinin insanlar için yeterince benzer olduğunu savunmuş ve hekimlerin maymun diseksiyonlarıyla anatomi öğrenebileceğini, ardından da hastalarının yaralarından benzer yapıları gözlemleyebileceğini ileri sürmüştür. Vesalius’un incelemeleri, Aristoteles ve Mondino de Liuzzi’nin tıbbi teorilerini de çürütmüştür. Vesalius’un Galenizm’i yıkmaya yönelik en bilinen örneklerinden biri, kalbin interventriküler septumunun Galen’in öğrettiği gibi geçirgen olmadığını göstermesidir (Nat Fac III xv). Ancak bu durum, Vesalius’tan iki yıl önce Miguel Servet tarafından Christianismi Restitutio (1553) adlı eserinde açıklanmıştı. Ancak bu kitabın sadece üç kopyası hayatta kalmıştır; geri kalanı, Servet’in dini otoriteler tarafından kovuşturulması nedeniyle yayımlandıktan kısa süre sonra yakılmıştır.

Miguel Servet, Fransa’da bulunduğu süre boyunca "Michel de Villeneuve" adını kullanmış ve Johann Winter von Andernach'a göre Paris Üniversitesi'nin en iyi Galencisi olmuştur. Andernach, hem Vesalius'a hem de Servet'e ders vermiştir.[158] Rönesans Galenizm'inde, Galen'in Opera Omnia eserlerinin basımları çok önemli bir yer tutmuştur. İlk kez Venedik'te 1525'te Aldine Press tarafından yapılan editio princeps, 1541-1542 yıllarında Giunta tarafından yine Venedik'te izlenmiştir. Bu tarihten 1625'e kadar 14 baskı yapılmıştır. Lyon'da ise 1548-1551 yılları arasında sadece bir baskı üretilmiştir. Lyon baskısında, Vesalius, Caius ve Janus Cornarius gibi ünlü yazarların çalışmalarını düzelten solunum ve kan akışı üzerine yorumlar yer almıştır. Michel de Villeneuve, bu çalışmayla ilgili Jean Frellon ile sözleşmeler yapmış ve Servetus araştırmacısı Francisco Javier González Echeverría,[159][160] Uluslararası Tıp Tarihi Derneği'nde kabul edilen bir iletişimle, Michel de Villeneuve'ün (Miguel Servet) Frellon'un Lyon baskısındaki yorumların yazarı olduğunu göstermiştir.[161][162]

Galen'in bıraktığı noktadan öteye bedenin anlaşılmasını genişleten bir başka önemli durum, insan dolaşım sisteminin doğasının bu demonstrasyonlarla ortaya konması ve ardından Andrea Cesalpino, Fabrizio Acquapendente ve William Harvey’in çalışmaları olmuştur.[144] Bununla birlikte, Galen’in kan alma (hacamat) gibi birçok hastalığın tedavisi için önerdiği yöntemler, 19. yüzyılın sonlarına kadar etkisini sürdürmüştür.[163]

Günümüz Bergamasında Galen

[değiştir | kaynağı değiştir]
Memleketi Bergama'da Galen'in modern bir heykeli

Galen'in adı doğduğu şehir Bergama'da çeşitli etkinliklerle yaşatılmaktadır. Galen adını taşıyan bir cadde bulunmaktadır. Galen'in heykeltıraş Ekin Erman tarafından yapılan güzel bir heykeli kentin Cumhuriyet Meydanında yer almaktadır.[164] Ayrıca, 2013 yılından beri gerçekleştirilen Galenos Cup Türkiye Basketbol Ligi, profesyonel basketbol takımlarını her yıl Bergama'da bir araya getiren önemli bir organizasyon yapılmaktadır. Profesyonel sporcular, Türkiye Basketbol Ligi öncesi son hazırlık maçlarını Bergama Belediyesi Kapalı Spor Salonu'nda Galenos Cup'ta gerçekleştirmektedirler. Ek olarak, İzmir Bayraklı’da adını taşıyan bir hastane bulunmaktadır.[165]

  • Galeni Opera Omnia, Karl Gottlob Kühn tarafından düzenlenmiş baskı, Leipzig, 1821-1833, 20 cilt, 19.000 sayfa. Cilt 20: Bibliyografya, Dizin [1].
  • Almanca, İngilizce ve İtalyanca çevirilerle baskılar [arşiv], Corpus Medicorum Graecorum, Leipzig-Berlin.
  • Çevrimiçi olarak erişilebilen eski baskılar: https://numerabilis.u-paris.fr/medica/.
Galenou Apanta, 1538.

Yayımlanan eserler

[değiştir | kaynağı değiştir]
  • Felsefi ve Mantıksal İncelemeler, Pierre Pellegrin tarafından çevrilmiş, Garnier-Flammarion, 1998, 308 s. Beş inceleme: Yeni Başlayanlar için Ekoller, Ampirik Taslak, Tıbbi Deneyim Üzerine, Sözel Sofizmalar Üzerine, Mantıksal Kurum.
  • Ruh ve Tutkuları: Ruhun Tutkuları ve Hataları. Ruhun Yetenekleri Vücut Denge Durumlarını İzler. Belles Lettres, V. Barras, T. Birchier ve A.-F. Morand tarafından çevrilmiş, 1995, LVIII-158 s. İki inceleme.
  • Galien, Les Belles Lettres, “Fransa Üniversiteleri Koleksiyonu”, Paris.
    • Cilt I: Kendi Kitaplarının Sırası Üzerine Genel Giriş, Kendi Kitapları Üzerine, çeviren: V. Boudon-Millot, 2007, CCXXXVIII-402 s.
    • Cilt II: Tıp Çalışmalarına Teşvik, Tıbbi Sanat, çeviren: Véronique Boudon, 2000, 464 s.
    • Cilt III: Hekim, Giriş, çeviren: C. Petit, 2009, CXL-488 s.
    • Cilt IV: Üzülmemek Üzerine, çeviren: V. Boudon-Millot ve J. Jouanna, 2010, LXXX-320 s.
    • Cilt V: Gıdaların Yetenekleri Üzerine, John Wilkins tarafından düzenlenmiş ve çevrilmiş, 2013, XLIV-260 s.
    • Cilt VI: Pison’a Teriyak, V. Boudon-Millot tarafından düzenlenmiş ve çevrilmiş, 2016, CCXLIV-672 s.
    • Cilt VII: Başlangıç Seviyesi İçin Kemikler, Kasların Anatomisi, çeviren: I. Garofalo ve A. Debru, 2005, XII-350 s.
    • Cilt VIII: Sinirlerin Anatomisi, Damarların ve Arterlerin Anatomisi, çeviren: I. Garofalo ve A. Debru, 2008, 224 s.
    • Cilt IX: Hipokrat’ın Akut Hastalıkların Tedavisi Üzerine Rejim Kitabına Yorumlar. Kitap I, çeviren: A. Pietrobelli, 2019.
    • Cilt X: Pamphilianos’a Teriyak, düzenleyen: Véronique Boudon-Millot, 2021.

Charles Daremberg tarafından çevrilmiş Galen eserleri

[değiştir | kaynağı değiştir]

Sözde-Galen eserleri

[değiştir | kaynağı değiştir]
  • Galen'e atfedilen 83 incelemeden 45'i apokrif olarak kabul edilir. Bunlardan bazıları:
    • Tıbbi Tanımlar.
    • Felsefecilerin Tarihi (De historia philosophica), H. Diels, Doxographi Graeci.
    • Huylar.
    • Tıbbi Giriş (Introductio sive medicus).
    • Thériaque Kitabı ya da Antidotlar Kitabı (Kitâb al-Diryâq), Mezopotamya, 1199.
    • Matematiksel Bilimden Çıkarılan Kehanetler (tıbbi astroloji).

Galen üzerine çalışmalar

[değiştir | kaynağı değiştir]
  • Acıduman, A. "Bergamalı Galenus'un Tıbbi Sistemine Kısa Bir Bakış". Anadolu Tıbbı Dergisi1(1), 2022, s. 1-7.
  • Armelle Debru: Nefes Alan Vücut. Galen’de Fizyolojik Düşünce, Brill, 1996.
  • A. Verbanck-Plérard, V. Boudon-Millot, D. Gourevitch (ed.), Galen Zamanında: Roma İmparatorluğu’nda Bir Yunan Hekimi, Somogy, 2018.
  • Daniel Béguin, De Optima doctrina’da Galen’de Bilgi Problemi, Revue des études grecques, c. 108, Ocak-Haziran 1995, s.107-127 (çevrimiçi oku).
  • Jacques Jouanna, Rasyonel Tıp ve Büyü: Galen’de Tılsımlar ve Büyülü Söylemlerin Durumu, Revue des Études Grecques, c. 124, no. 1, Ocak-Haziran 2011, s. 47-77 (çevrimiçi oku).
  • Paul Moraux, Bergamalı Galen. Bir Hekimin Anıları, Belles Lettres, “Antik Yunan Çalışmaları” koleksiyonu, Paris, 1985 (ASIN 2251326278).
  • Uzel, İ. "Galen ve Deneysel Tıp". Erdem, 9(25), 1996, s. 435-442.
  • Véronique Boudon-Millot ve diğerleri, Galen ve Felsefe, Droz, 2003.
  • Véronique Boudon-Millot, Bergama’dan Galen: Roma’da Bir Yunan Hekimi, Paris, Les Belles Lettres, 2012 (ISBN 2-251-38117-1).
  • Vivian Nutton, Antik Tıp (Galen’in Hayatı ve Kariyeri üzerine 15. bölüm), Paris, Les Belles Lettres, 2016 (ISBN 978-2-251-38135-0).
  • "Bergamalı Lokman Hekim Galenos" (PDF). Bergama Belleten, 18. Bergama Kültür ve Sanat Vakfı. Eylül 2010. ISBN 978-975-95865-8-4. ISSN 1303-1708. 22 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Temmuz 2018. 

Ayrıca bakınız

[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar

[değiştir | kaynağı değiştir]
  1. ^ Galen'in çağdaş bir tasvirinin ya da tanımının var olduğu bilinmediğinden, daha sonraki sanatçıların izlenimlerinin Galen'in görünüşünü doğru bir şekilde yeniden üretmiş olması pek olası değildir.
  2. ^ a b "Galen-of-Pergamum (İngilizce) The Britannica Encyclopedia, URL erişim tarihi: 26 Haziran 2012". 6 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Haziran 2012. 
  3. ^ Alexandru, Stefan (4 Eylül 2020). "Critical Remarks on Codices in which Galen Appears as a Member of the gens Claudia". Mnemosyne. 74 (4): 553-597. doi:10.1163/1568525X-12342720. ISSN 0026-7074. 5 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  4. ^ S. Alexandru (2021). "Critical Remarks on Codices in which Galen Appears as a Member of the gens Claudia". Mnemosyne. 74 (4): 553-597. doi:10.1163/1568525x-12342720. 
  5. ^ "Galen" 25 Şubat 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. entry in Collins English Dictionary.
  6. ^ Potter, David Stone; Mattingly, D. J. (1999). Life, Death, and Entertainment in the Roman Empire (İngilizce). University of Michigan Press. ISBN 978-0-472-08568-2. 
  7. ^ Brain, Peter (7 Ağustos 1986). Galen on Bloodletting: A Study of the Origins, Development and Validity of His Opinions, with a Translation of the Three Works (İngilizce). Cambridge University Press. ISBN 978-0-521-32085-6. 
  8. ^ a b Nutton, Vivian (Mayıs 1973). "The Chronology of Galen's Early Career". The Classical Quarterly (İngilizce). 23 (1): 158-171. doi:10.1017/S0009838800036600. ISSN 1471-6844. 5 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  9. ^ a b c "Galen on the affected parts. Translation from the Greek text with explanatory notes". 
  10. ^ "Galen On the Natural Faculties translated by Arthur John Brock, M.D." www.ucl.ac.uk. 14 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Kasım 2024. 
  11. ^ a b c Debru, Armelle (1997). Galen on Pharmacology: Philosophy, History, and Medicine : Proceedings of the Vth International Galen Colloquium, Lille, 16-18 March 1995 (Fransızca). BRILL. ISBN 978-90-04-10403-7. 
  12. ^ a b Rocca, Julius (16 Ocak 2003), Galen on the Brain: Anatomical Knowledge and Physiological Speculation in the Second Century AD (İngilizce), Brill, 5 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 18 Kasım 2024 
  13. ^ a b c d "Tevhid Kekeç, Cladius Galenus, Bayburt Postası, Erişim tarihi:16.01.2013". 21 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ocak 2013. 
  14. ^ a b c d "Yavuz Özmakas, Bergamalı Galenos, Bilim Teknik Dergisi, Sayı 311, Ekim 1993" (PDF). 23 Eylül 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ocak 2013. 
  15. ^ "Mevlâna'nin Felsefeye Ve Filozoflara Bakişi, Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Yıl: 1/ Cilt: 1/ Sayı: 2/ Güz 2011" (PDF). 30 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 25 Kasım 2024. 
  16. ^ Cartwright, Mark. "Hipokrat". Dünya Tarihi Ansiklopedisi. 13 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Kasım 2024. 
  17. ^ Nutton, Vivian (Mart 2005). "The Fatal Embrace: Galen and the History of Ancient Medicine". Science in Context (İngilizce). 18 (1): 111-121. doi:10.1017/S0269889705000384. ISSN 1474-0664. 28 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  18. ^ Brain P (trans.) Galen on Bloodletting: A study of the origins, development, and validity of his opinions, with a translation of the three works. Cambridge 1986. 
  19. ^ a b c d Hankinson, R. J. (2008), Hankinson, R. J. (Ed.), The man and his work, Cambridge Companions to Philosophy, Cambridge University Press, ss. 1-33, 5 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 18 Kasım 2024 
  20. ^ "Sellers, Chloe (2017), Galen: The Philosophical Physician, Western Civilization: History 101, Riverdale High School, Rutherford". 17 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  21. ^ "Theodore J. Drizis (Fall 2008). "Medical ethics in a writing of Galen". Acta Med Hist Adriat. 6 (2): 333–336. PMID 20102254. Retrieved 7 August 2010". 27 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  22. ^ "Brian, P., 1977, "Galen on the ideal of the physician", South Africa Medical Journal, 52: 936–938". 6 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  23. ^ a b c d e f Bigotti, Fabrizio (2019). Physiology of the Soul: Mind, Body and Matter in the Galenic Tradition of Late Renaissance (1550-1630) (İngilizce). Brepols. ISBN 978-2-503-58161-3. 
  24. ^ "Frede, M. and R. Walzer, 1985, Three Treatises on the Nature of Science, Indianapolis: Hacket" (PDF). 
  25. ^ De Lacy, Phillip (1972). "Galen's Platonism". The American Journal of Philology. 93 (1): 27-39. doi:10.2307/292898. ISSN 0002-9475. 5 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  26. ^ Cosans, Christopher E. (1 Mart 1997). "Galen's Critique of Rationalist and Empiricist Anatomy". Journal of the History of Biology (İngilizce). 30 (1): 35-54. doi:10.1023/A:1004266427468. ISSN 1573-0387. 11 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  27. ^ "Cosans C (1998). "The Experimental Foundations of Galen's Teleology". Studies in History and Philosophy of Science. 29 (1): 63–80". 24 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  28. ^ Todman, D. (1 Temmuz 2007). "Galen (129–199)". Journal of Neurology (İngilizce). 254 (7): 975-976. doi:10.1007/s00415-007-0625-5. ISSN 1432-1459. 13 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  29. ^ Bu biyografi esas olarak Véronique Boudon-Millot, Galen de Pergamon'un (Les Belles Lettres, 2012) çalışmasına dayanmaktadır ve Galen'in C.G. Kühn (Leipzig 1821 -1833) baskısında Yunanca ve Latince olarak mevcut olan çok sayıda incelemesine dayanmaktadır. Çoğunlukla modern bir dile çevrilmemiş.
  30. ^ "Henry George Liddell, Robert Scott, A Greek-English Lexicon, γαληνός". www.perseus.tufts.edu. 12 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2024. 
  31. ^ Nutton, Vivian (Ekim 2012). "Galen and Roman Medicine: or can a Greek become a Latin?". European Review (İngilizce). 20 (4): 534-542. doi:10.1017/S1062798712000105. ISSN 1474-0575. 14 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  32. ^ Diagnostic et traitement des passions et des erreurs de l'âme Galien, traduction de Véronique Boudon-Millot. 11 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  33. ^ a b Metzger, Bruce Manning (1 Ocak 1980). New Testament Studies: Philological, Versional, and Patristic (İngilizce). BRILL. ISBN 978-90-04-06163-7. 
  34. ^ "Galen | Biography, Achievements, & Facts | Britannica". www.britannica.com (İngilizce). 10 Ekim 2024. 29 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2024. 
  35. ^ a b c d e f g Galien de Pergame - Véronique Boudon-Millot (Fransızca). 22 Ekim 2012. ISBN 978-2-251-38117-6. 4 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  36. ^ Degni, Paola (27 Şubat 2019), Textual Transmission of Galen in Byzantium (İngilizce), Brill, ss. 124-139, 17 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 19 Kasım 2024 
  37. ^ "Hippocrates Collected Works I". web.archive.org. 30 Eylül 2011. 30 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2024. 
  38. ^ Conrad, Lawrence I. (17 Ağustos 1995). The Western Medical Tradition: 800 BC to AD 1800 (İngilizce). Cambridge University Press. ISBN 978-0-521-47564-8. 
  39. ^ L'Âme et ses passions - Galien (Fransızca). 1 Ocak 1995. ISBN 978-2-251-33926-9. 15 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  40. ^ "Devinant, Julien. (2021) La fabrique des prodiges: Théorie et stratégies du diagnostic chez Galien" (PDF). 16 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  41. ^ a b c d e f Véronique Boudon-Millot, Galien de Pergame, Les Belles Lettres, 2012, 404 p. 
  42. ^ a b Gleason, Maud W. (1995). Making Men: Sophists and Self-Presentation in Ancient Rome. Princeton University Press. 
  43. ^ S. Alexandru, «Critical Remarks on Codices in which Galen Appears as a Member of the gens Claudia», Mnemosyne,‎ 2021, p. 553–597. 
  44. ^ a b c Galen; Grant, Mark (2000). Galen on Food and Diet (İngilizce). Psychology Press. ISBN 978-0-415-23233-3. 
  45. ^ a b Ustun, Cagatay (Eylül 2004). "Galen and his anatomic eponym: vein of Galen". Clinical Anatomy (New York, N.Y.). 17 (6): 454-457. doi:10.1002/ca.20013. ISSN 0897-3806. PMID 15300863. 28 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  46. ^ "Lea Pearcy, Galen: A Biographic sketch (İngilizce), Medicina Antiqua sitesi, Erişim tarihi:16.01.2012". 28 Mart 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ocak 2013. 
  47. ^ Pronostic - Hippocrate (Fransızca). 30 Kasım 2013. ISBN 978-2-251-00581-2. 22 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  48. ^ a b Œuvres. Tome I : Introduction générale sur l'ordre de ses propres livres - Sur ses propres livres - Que l'excellent médecin est aussi philosophe - Galien (Fransızca). 16 Mart 2007. ISBN 978-2-251-00536-2. 25 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  49. ^ a b "Méthode de traitement". Folio (Fransızca). 25 Mayıs 2009. 21 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  50. ^ a b c d Brock, Arthur John (1929). Greek Medicine: Being Extracts Illustrative of Medical Writers from Hippocrates to Galen (İngilizce). J.M. Dent & sons, Limited. 
  51. ^ Ballester, Luis García (2002). Galen and Galenism: Theory and Medical Practice from Antiquity to the European Renaissance (İngilizce). Ashgate. ISBN 978-0-86078-846-1. 
  52. ^ a b Eichholz, D. E. (Haziran 1951). "Galen and his Environment". Greece & Rome (İngilizce). 20 (59): 60-71. doi:10.1017/S0017383500011190. ISSN 1477-4550. 21 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  53. ^ "Uzel, İ. (1996). Galen ve Deneysel Tıp. Erdem, 9(25), 435-442". 12 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  54. ^ Evans, Elizabeth C. (1945). "Galen the Physician as Physiognomist". Transactions and Proceedings of the American Philological Association. 76: 287-298. doi:10.2307/283342. ISSN 0065-9711. 
  55. ^ médecine).), Florian Pezon (auteur d'une thèse de (2023). Méthodologie de l’examen clinique dans le livre I de la Méthode thérapeutique à Glaucon de Galien: le médecin généraliste au lit du malade au IIème siècle de notre ère (Fransızca). 
  56. ^ a b c d Littman, R. J.; Littman, M. L. (1973). "Galen and the Antonine Plague". The American Journal of Philology. 94 (3): 243-255. doi:10.2307/293979. ISSN 0002-9475. 19 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  57. ^ Group, PMB. "Catalogue en ligne Pôle Manuscrits de l'IRHT". bibliotheque.irht.cnrs.fr. 2 Mart 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  58. ^ "Περί των ιδίων βιβλίων, Περί της τάξεως των ιδίων βιβλίων προς Ευγενιανόν, Των Ιπποκράτους γλωσσών εξήγησις". Εκδόσεις Κάκτος (İngilizce). 21 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  59. ^ a b "Résultats de recherche — Medica — BIU Santé, Paris". numerabilis.u-paris.fr. 21 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  60. ^ Speidel, M. P. (Kasım 1993). "Commodus the God-Emperor and the Army". The Journal of Roman Studies (İngilizce). 83: 109-114. doi:10.2307/300981. ISSN 1753-528X. 30 Mart 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  61. ^ a b Olivier Lafont, Galien glorifié, Galien contesté..., Pharmathèmes, 2011. 
  62. ^ a b Jean Beaujeu, «Chapitre V: La médecine (p. 384) », dans René Taton, tome I : La Science antique et médiévale, Paris, PUF, 1957. 
  63. ^ a b c d "Biblio numérique Medic". 21 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  64. ^ a b c Julius Rocca, « chap. 9 : Anatomy », dans R. J. Hankinson, The Cambridge Companion to GALEN, Cambridge University Press, 2008. 
  65. ^ Heinrich von Staden, Herophilus The Art of Medicine in Early Alexandria, Cambridge University Press, 2007. 
  66. ^ Tragically, the prohibition of human dissection by Rome in 150 BC arrested this progress and few of their findings survived', Arthur Aufderheide, 'The Scientific Study of Mummies' (2003), p. 5. 
  67. ^ Claudii Galeni Pergameni (1956). translated by Charles Joseph Singer (ed.). Galen on anatomical procedures: De anatomicis administrationibus. London: Geoffrey Cumberlege, Oxford University Press/Wellcome Historical Medical Museum. pp. 195–207. 
  68. ^ "Claudii Galeni Pergameni (October 1956). "Galen on Anatomical Procedures". Proceedings of the Royal Society of Medicine. 49 (10): 833". 
  69. ^ Galien, Claude (0131?-0201?) Auteur du texte (1528). Claudii Galeni Pergameni, secundum Hippocratem medicorum facile principis opus de usu partium corporis humani : magna cura ad exemplaris graeci veriritatem castigatum, universo hominum geneti apprime necessarium ([Reprod.]) / Nicolao Regio Calabro interprete (Fransızca). 6 Nisan 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  70. ^ Baker, A. Barrington (Ekim 1971). "ARTIFICIAL RESPIRATION, THE HISTORY OF AN IDEA". Medical History (İngilizce). 15 (4): 336-351. doi:10.1017/S0025727300016896. ISSN 0025-7273. 
  71. ^ "Dean-Jones, Lesley (2018). "Galen and the Culture of Dissection". In Bell, Sinclair (ed.). At the Crossroads of Greco-Roman History, Culture, and Religion: Papers in Memory of Carin M. C. Green. Archaeopress Publishing. pp. 229–248. ISBN 978-1-78969-014-9." 21 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  72. ^ a b c d e Lloyd G (2007). "Pneuma between body and soul". Journal of the Royal Anthropological Institute. 13: S135–S146. 
  73. ^ "Pasipoularides, Ares (2014). "Galen, father of systematic medicine. An essay on the evolution of modern medicine and cardiology". International Journal of Cardiology. 172 (1): 47–58". 
  74. ^ Marketos, Spyros G.; Skiadas, Panagiotis K. (15 Kasım 1999). "Galen: A Pioneer of Spine Research". Spine (İngilizce). 24 (22): 2358. ISSN 0362-2436. 24 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  75. ^ Nickel, 1971. The Anatomy of the Uterus (Ut. Diss.) (eng); Nickel, 1971 (deu). translatio Latina: Galenus.De uteri dissectione, 1, ed. Kühn, 1821, vol. 2, p. 887-889. 
  76. ^ a b c d Aird, W. C. (July 2011). "Discovery of the cardiovascular system: from Galen to William Harvey: Discovery of the cardiovascular system". Journal of Thrombosis and Haemostasis. 9: 118–129. doi:10.1111/j.1538-7836.2011.04312.x. PMID 21781247. S2CID 12092592. 
  77. ^ Kuusela, P. J. (2014). "The heart exhibits right to left communication between the fibres of the muscular part of the interventricular septum". Folia Morphologica (İngilizce). 73 (1): 42-50. doi:10.5603/FM.2014.0006. ISSN 1644-3284. 12 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  78. ^ West, John (1985) [1877–1880]. ""Ibn al-Nafis, the pulmonary circulation, and the Islamic Golden Age"". Journal of Applied Physiology. doi:10.1152/japplphysiol.91171.2008. PMC 2612469 $2. PMID 18845773. 13 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  79. ^ Furley, D, and J. Wilkie, 1984, Galen On Respiration and the Arteries, Princeton University Press, and Bylebyl, J (ed), 1979, William Harvey and His Age, Baltimore: Johns Hopkins University Press. 
  80. ^ Vesalius, Andreas (1543). Andreae Vesalii Bruxellensis, scholae medicorum Patauinae professoris De humani corporis fabrica libri septem. Getty Research Institute. Basileae : Ex officina Joannis Oporini. 
  81. ^ O'Malley, Charles Donald (1964). Andreas Vesalius of Brussels, 1514-1564 (İngilizce). University of California Press. 
  82. ^ Siraisi, Nancy G. (1991). "Girolamo Cardano and the Art of Medical Narrative". Journal of the History of Ideas. 52 (4): 581-602. doi:10.2307/2709967. ISSN 0022-5037. 19 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  83. ^ Bigotti, Fabrizio (1 Ocak 2019). "PHYSIOLOGY OF THE SOUL. Mind, Body, and Matter in the Galenic Tradition of the Late Renaissance (1550-1630)". BREPOLS. 
  84. ^ Pascal Brioist, «Léonard de Vinci, anatomiste de génie», Sciences et Avenir - La Recherche, no 927,‎ mai 2024, p. 88. 
  85. ^ "BBC - History - Historic Figures: Galen (c.130 AD - c.210 AD)". www.bbc.co.uk (İngilizce). 13 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  86. ^ Facultés naturelles, I, 2, Galien, cf. Boudon-Millot
  87. ^ Armelle Debru, «chap. 10 Physiology», dans R.J Hankinson (ed.), The Cambridge Companion to GALEN, Cambridge University Press, 2008. 
  88. ^ Galen; Daremberg, Charles (1854). Oeuvres anatomiques, physiologiques et médicales de Galien : traduites sur les textes imprimés et manuscrits : accompagnées de sommaires, de notes, de planches et d'une table des matières : précédées d'une introduction ou étude biographique, littéraire et scientifique sur Galien par le Dr. Ch. Daremberg. Fisher - University of Toronto. A Paris : Chez J.B. Baillière. 
  89. ^ a b c d Armelle Debru, « Galien », dans Jacques Brunschwig, Geoffrey Lloyd, Le Savoir grec, Flammarion, 2011, p. 677-687. 
  90. ^ a b Galien (texte établi par Caroline Petit), Le médecin. Introduction, Les Belles Lettres, 2009. 
  91. ^ a b c d e f Gill C (2007). "Galen and the Stoics: Mortal Enemies or Blood Brothers?". Phronesis. 52 (1): 88–120. 
  92. ^ a b Roberts, Eric J. (1905). "Plato's View of the Soul". Mind. 14 (55): 371-389. ISSN 0026-4423. 13 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  93. ^ a b c d Hankinson R. J. (1991). "Galen's anatomy of the soul". Phronesis. 36 (2): 197–233. 
  94. ^ a b Galenus, Quod animi mores corporis temperamenta sequantur, 1, ed. Kühn, 1822, vol. 4, p. 767-768. 
  95. ^ Sepper, Dennis L. (2015), Nolan, Lawrence (Ed.), Animal Spirits, Cambridge University Press, ss. 26-28, 12 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 21 Kasım 2024 
  96. ^ a b c d e «L’anatomo-physiologie de la génération chez Galien», sur bium.univ-paris.fr (PDF). 
  97. ^ "(PLUS-7) Mapping the Soul in the Instrumental Body: Galen on the Functions of the Parts of the Human Body | Topoi". www.topoi.org. 16 Haziran 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  98. ^ "Socrates vs Darwin | Christs College Cambridge". www.christs.cam.ac.uk. 30 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  99. ^ Helmreich, 1904. De temperamentis, 1821, vol. 1, p. 509-694. verbatim-lat1 translationes recentiores: Tassinari, 1997 (ita); von Ejik, Singer, 2018 (eng); Johnston, 2020 (eng). 
  100. ^ Mario Vegetti, « Entre le savoir et la pratique : la médecine hellénistique », dans Mirko D. Grmek, Histoire de la pensée médicale en Occident 1, Antiquité et Moyen Âge, Seuil, 1995. 
  101. ^ "Hippocrate : De la nature de l'homme. (bilingue)". remacle.org. 10 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  102. ^ "Galenus verbatim". 26 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  103. ^ Kilgour, Frederick G. (1957). "Galen". Scientific American. 196 (3): 105-117. ISSN 0036-8733. 12 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  104. ^ Philip J. van der Ejk, «chap. 11 Therapeutics», dans R.J. Hankinson, The Cambridge Companion to GALEN, Cambridge University Press, 2008. 
  105. ^ a b Galenus, De morborum causis, 1, ed. Kühn, 1824, vol. 7, p. 1-2. 
  106. ^ Galenus, Thrasybulus (sive utrum medicinae sit an gymnasticae hygieine), 1, ed. Helmreich, 1893. urn:cts:greekLit:tlg0057.tlg033.1st1K-grc1:1. 
  107. ^ Galenus, De differentiis febrium, 1.1, ed. Kühn, 1824, vol. 7, p. 273-277. 
  108. ^ Galenus, De victu attenuante, 1, ed. Kalbfleisch, 1898, p. 3-5. 
  109. ^ Véronique Preat (dir.), Histoire de la pharmacie galénique : L'art de préparer les médicaments de Galien à nos jours, Presses universitaires de Louvain, 2007. 
  110. ^ "PHARMACOLOGIE : Définition de PHARMACOLOGIE". www.cnrtl.fr. 3 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  111. ^ a b Galenus, De compositione medicamentorum per genera, 1.1, ed. Kühn, 1827, vol. 13, p. 362-367. 
  112. ^ a b Galenus, De compositione medicamentorum secundum locos, 1.1, ed. Kühn, 1826, vol. 12, p. 378-381. 
  113. ^ "Greek Medicine - Dioscorides". web.archive.org. 10 Temmuz 2019. 10 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  114. ^ Galenus, De purgantium medicamentorum facultate, 1, ed. Kühn, 1826, vol. 11, p. 323-327. 
  115. ^ Facultés des médicaments simples (De simplicium medicamentorum temperamentis ac facultatibus libri), XI, Kühn XI, non traduit. 
  116. ^ a b Galenos, Ad Pisonem de theriaca, 1, ed. Kühn, 1827, vol. 14, p. 210-214. 
  117. ^ Magner, Lois N. (17 Mart 1992). A History of Medicine (İngilizce). CRC Press. ISBN 978-0-8247-8673-1. 
  118. ^ "Leffler CT, Hadi TM, Udupa A, Schwartz SG, Schwartz D (2016). "A medieval fallacy: the crystalline lens in the center of the eye". Clinical Ophthalmology. 2016 (10): 649–662. doi:10.2147/OPTH.S100708. PMC 4833360. PMID 27114699". 
  119. ^ Philip J. van der Ejk, « chap. 11 Therapeutics », dans R.J. Hankinson, The Cambridge Companion to GALEN, Cambridge University Press, 2008. 
  120. ^ Galenus, De curandi ratione per venae sectionem, 2, ed. Kühn, 1826, vol. 11, p. 252-254. 
  121. ^ Galenus, De venae sectione adversus Erasistratum, 1, ed. Kühn, 1826, vol. 11, p. 147-150. 
  122. ^ Encyclopédie, ou dictionnaire raisonné des sciences, des arts et des métiers, Diderot et d'Alembert, p. 227. 
  123. ^ Marechal, Patricia; Mathesis Publications (2019). "Galen's Constitutive Materialism". Ancient Philosophy. 39 (1): 191–209. 1 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  124. ^ Galenus, De cuiusque animi peccatorum dignotione atque medela, 1, ed. Kühn, 1823, vol. 5, p. 58-61. 
  125. ^ Galen (Trans. Paul W. Harkins) (1963). Galen On The Passions And Errors Of The Soul. 
  126. ^ a b c King, D. Brett (2009). The Roman Period and the Middle Ages. In King, D. B., Viney, W., Woody, W. D. (Eds.) A History of Psychology: Ideas and Context (4th ed., pp. 70–71) Boston, Massachusetts: Pearson Education, Inc. 
  127. ^ Galenus, Quod optimus medicus sit quoque philosophus, 1, ed. Kühn, 1821, vol. 1, p. 53-55. 
  128. ^ Susanne Bobzien,'Peripatetic Hypothetical Syllogistic in Galen', Rhizai 2, 2004 pp. 57–102. 
  129. ^ a b c d e Kotrc RF, Walters KR. A bibliography of the Galenic Corpus. A newly researched list and arrangement of the titles of the treatises extant in Greek, Latin, and Arabic. Trans Stud Coll Physicians Phila. 1979 December;1(4):256–304. 
  130. ^ "Bleed, blister, puke, and purge : America's medical middle ages | WorldCat.org". search.worldcat.org (İngilizce). 22 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  131. ^ "Philip van der Eijk: Translating Galen | Wellcome Trust". web.archive.org. 19 Aralık 2013. 19 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  132. ^ Houston, George W. (2003). "Galen, His Books, and the Horrea Piperataria at Rome". Memoirs of the American Academy in Rome. 48. University of Michigan Press: 45–51. 
  133. ^ "Rome, cité universelle | Belin éditeur". www.belin-editeur.com. 23 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2024. 
  134. ^ "Galen | Internet Encyclopedia of Philosophy" (İngilizce). 12 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  135. ^ Rosen RM. Review of Vivian Nutton (ed.) Galen. On My Own Opinions. Corpus Medicorum Graecorum 5.3.2 Galeni De Proprius Placentis. Bryn Mawr Classical Review August 24 2000". 
  136. ^ a b Nutton, Vivian (7 March 1990). "The Patient's Choice: A New Treatise by Galen". The Classical Quarterly. 40 (1): 236–257. 
  137. ^ Galenus, De Libris Propriis, ed. Kühn, 1830, vol. 19, p. 8-48. 
  138. ^ "The Writings of Hippocrates and Galen | Online Library of Liberty". oll.libertyfund.org. 18 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  139. ^ Catherine Virlouvet (dir.), Nicolas Tran et Patrice Faure, Rome, cité universelle : De César à Caracalla 70 av J.-C.-212 apr. J.-C, Paris, Éditions Belin, coll. « Mondes anciens », 2018, 880 p. (ISBN 978-2-7011-6496-0, présentation en ligne [archive]), chap. 5 (« L'équilibre précaire de l'"âge d'Or antonin" »), p. 338. 23 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  140. ^ "TLG - Home". stephanus.tlg.uci.edu. 23 Kasım 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  141. ^ "BIU Santé Médecine | Bibliotheques Université Paris Cité" (Fransızca). 23 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  142. ^ a b Nutton V. "Galen in the eyes of his contemporaries". BHM 58(3) fall 1984 315–24. 
  143. ^ George of Pisida. Hexameron 1.1588f. 
  144. ^ a b c d Arthur John Brock (translator), Introduction. Galen. On the Natural Faculties. Edinburgh 1916. 
  145. ^ a b c d ""Nutton V. From Galen to Alexander, aspects of medicine and medical practice in late antiquity. Dunbarton Oaks Papers. 38, 1984"" (PDF). 16 Aralık 2008 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  146. ^ Temkin O. Studies on late Alexandrian medicine. Bull Hist Med 3: 405–30, 1935. 
  147. ^ "Dear, P.: Revolutionizing the Sciences: European Knowledge and Its Ambitions, 1500-1700". web.archive.org. 12 Ekim 2008. 12 Ekim 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  148. ^ Reflections Chairman's (2004). "Traditional Medicine Among Gulf Arabs, Part II: Blood-letting". Heart Views. 5 (2): 74–85 [80]. 
  149. ^ Al-Dabbagh S. A. (1978). "Ibn Al-Nafis and the pulmonary circulation". The Lancet. 311 (8074): 1148. 
  150. ^ T. M. Rudavsky, Maimonides, p 6. 
  151. ^ Moshe Halbertal, Maimonides: Life and Thought, p 71. 
  152. ^ a b Siraisi, Nancy G. (2012). "Medicine, 1450–1620, and the History of Science". Isis. 103 (3): 491-514. doi:10.1086/667970. ISSN 0021-1753. 17 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  153. ^ Toby E. Huff, The Rise of Early Modern Science: Islam, China, and the West, 191–193. 
  154. ^ Joanna Carraway Vitiello, "Forensic Evidence, Lay Witnesses and Medical Expertise in the Criminal Courts of Late Medieval Italy", Medicine and the Law in the Middle Ages, 134–135. 
  155. ^ Jones, Raymond F. (1963). "The Anatomist". Stories of Great Physicians. Whitman. pp. 46–47. 
  156. ^ Weiss, Roberto (1947). The Dawn of Humanism in Italy. London: H. K. Lewis & Co. Ltd. p. 19. 
  157. ^ Fortuna, Stefania (2012). "The Latin Editions of Galen's Opera omnia (1490–1625) and Their Prefaces". Early Science and Medicine. 17 (4): 391. ISSN 1383-7427. 22 Temmuz 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Kasım 2024. 
  158. ^ 2011 "The love for truth. Life and work of Michael Servetus", (El amor a la verdad. Vida y obra de Miguel Servet.), González Echeverría, Francisco Javier, printed by Navarro y Navarro, Zaragoza, collaboration with the Government of Navarra, Department of Institutional Relations and Education of the Government of Navarra, 607 pp, 64 of them illustrations. 
  159. ^ 2002 " Michael Servetus in the 'Opera Omnia' of Galenus of 1548–1551 printed by Jean Frellon", González Echeverría, Francisco Javier. Book of communications, XII National Congress on History of Medicine., Albacete, 7–9 of February, pp. 42–43. 
  160. ^ 2004 "The edition of Lyon of the "Opera omnia' by Galenus of the printer Jean Frellon (1548–1551) commented by Michael Servetus", Francisco Javier González Echeverría and Ancín Chandía, Teresa. In: Medicine in the presence of the new millennium: a historical perspective. Coordinators: José Martínez Pérez, Isabel Porras Gallo, Pedro Samblás Tilve, Mercedes Del Cura González, Minutes from the XII Congress in History of Medicine, 7–9 February 2002, Albacete. Ed. Of the University of Castilla-La Mancha. Cuenca, pp. 645–657. 
  161. ^ 2011 September 9th, Francisco González Echeverría VI International Meeting for the History of Medicine, (S-11: Biographies in History of Medicine (I)), Barcelona. 
  162. ^ 2011 "The love for truth. Life and work of Michael Servetus", (El amor a la verdad. Vida y obra de Miguel Servet.), Francisco Javier González Echeverría, Francisco Javier, printed by Navarro y Navarro, Zaragoza, collaboration with the Government of Navarra, Department of Institutional Relations and Education of the Government of Navarra, 607 pp, 64 of them illustrations. pp. 194–204. 
  163. ^ Brian, P., 1986, Galen on Bloodletting, Cambridge University Press. 
  164. ^ "Arşivlenmiş kopya". 9 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Eylül 2017. 
  165. ^ Bilişim, Mini. "Tınaztepe - İzmir Tınaztepe Galen Bayraklı Hastanesi". Tınaztepe. 18 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ocak 2022.